Ana Sayfa Gündem Siyaset Ekonomi Teknoloji Magazin Video Haberler Yurtdışı haberleri
Dila Balcı
Marmaris'te arabesk
27 Temmuz 2010 Salı 16:34

Karşısında olduğunuz bir durumu düşüncesiz bir dille eleştirmek, o durumu yaratan koşulları ortadan kaldıracak yolların en etkisizidir herhalde. O düşüncesizliğin sözkonusu duruma yaradığı daha sık görülmüştür.

 

Fazıl Say'ın arabesk müziğe 'yavşaklık' tonundan açtığı savaşın, seslendiği 'alt tabaka'ya daha anlaşılır geleceğini sanmıyorum ama piyasaya bir basın duyurusu şeklinde çıkmasa da arkasından gelen açıklamalar, sanatçıya dair algımıza netlik kazandırdı.

 

Büyük olasılıkla bu mesaj sadece aynı görüşü paylaştığı insanlara haklı ya da sevimli göründü. Oysa FS’ın "sözüm 'alt tabaka'ya" diye bir beyanı var. Öyleyse bunca yıldır ulaşamadığı, müziğinin zengin besin değerinden yoksun kalmış, gelişimini tamamlayamamış, bu yüzden de duyarlılıkları gelişmemiş! bir tabakanın kendisini duymasını istiyorken, daha özenli olamayacak mıydı? Hem öteki tarafı, seslenmeye değer bul, hem de saygısızlık yap. Sanatçı kaprisi işte.

 

Bu saygı, bir sanatçının arabesk müzik düşmanlığını, kibrinden ve sınıf kompleksinden farklı algılamamıza yol açacak yegane şeydir. Oysa bir sanatçının bir müzik akıma düşman oluşu bile bizi yeterince kuşkuya düşürmeye yetiyor. Ben sanatçının şefkatli olanını, zıtlıkları kucaklayanını hatta oradan besleneneni yeğlerim.

 

Ortaya kimsenin derinlerine ulaşma gücü olmayan bir düşünce atıp bunu bütün bir toplumun aniden haklı bulmasını beklemek de az arabesk olmadı. Elbette gönlünüz yaşadığımız toplumun arabesk eğilimine razı olmayabilir. Öyleyse bu kadar insana arabesk sevdirecek koşulları değiştirecek işlerde imzanızı ararız. Benim bir önerim var.

Haftasonu Kaunos kazılarını yöneten Prof. Dr.’la birlikteydik. Başkent Üniversitesi öncülüğünde her yıl 30 Ağustos’ta Kaunos Antik Tiyatrosu’nda konser düzenlenir, biliyorsunuz. Ben  de bu yılki hazırlığın ne durumda olduğunu sordum. 

‘Kimi çağırayım, kime yarasın’ dedi.

 

Biz Fazıl Say’ı önerince, masadaki bir hanım bize ‘Hocam acaba İbrahim Tatlıses’i mi çağırsak’ esprisiyle karşılık verdi. Bence fena fikir değil. Müthiş bir izdiham yaşanır ve ‘alt tabaka’ya klasique müzique sevdirebilir. Hem de gündeme bomba gibi oturur. Ama bu hayal tabii. Say, Tatlıses’in olduğu bir sahneye çıkar mı? Sonra önce kim çıkacak? Ya bu iş Tatlıses’e yararsa? Henüz erken. Bir kere aydın kesim bu fikri kaldırır mı? Herşeyden önce hocamızın görüşü mühim.

İnsanın inadına arabesk dinleyesi geliyor. Zaten çağdaş ve aydın Atatürkçülerimizi meclis koltuklarından kaldırıp salon koltuklarına oturtan bu ‘inadına’ duygusu.  

 

Öte yandan…

Marmaris Deniz Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanı turistlerin tekne turlarına giderek daha az ilgi gösterdiğini söylemiş. Bunun, gezdirilen yerlerin bilgisini verecek kadar dahi yabancı dili olmayan, teknede avaz avaz çalan ‘kulağımdan öp beni’ şarkısı eşliğinde bikini üstü takıp göbek atan ‘entertainer’larımızla ilgisi olabilir mi diye düşünüyorum.

Belki Marmarisli de arabeskten haz etmediğini söyleyecektir ama nedense yıllardır yüzbinlerce turiste Türk gecesi konseptinde kakalanıp göbek attıran, hergün satılan binlerce tekne turunun vazgeçilmezi oryantal Arap müziğinin koylarında çınlamasına evet adeta çınlamasına da itirazı olmamıştır. O da arabesk değil mi?  
...

İsteyen yavşaklık desin, isteyen arabesk dinlesin. Bunlar toplumun ahlakını bozmuyor, bulunduğumuz yeri gösteriyor. No hard feelings!

Bu yazı toplam 225 defa okunmuştur
YORUMLAR
Cok ayıp
 // MARGARET
FAZIL SAY GIBI BIR DEGERI OLAN INSANLARIN ONA
SAHIP CIKMASI GEREKIR. 1960 LI YILLARDAKI TURK
FILMLERINI IZLEYIN. NE KADAR KALITELI MUZIKLER
GORECEKSINIZ. ROCK'N ROLL, BLUES, JAZZ, KLASIK
MUZIK. NE OGRETIRSEN HALKA NE VERIRSEN O NU ALIRSIN.
OKUL KANTININDE TATLISES CALARSAN, O NESIL OYLE
BUYUR. ADAMIN ANLATMAK ISTEDIGI BU.
SU ANDA POP DIYE HEP AYNI TIN TIN, DEGISIK SOZLER
DAYAK ATAN BIR GURULTU KIRLILIGI VAR.
ARABESK LE BUYUTMEYIN GENCLERI..HERSEY ALISKANLIK
YAPIYOR....
30 Ağustos 2010 Pazartesi 15:16
Tamam da...
 // ONUR DEMİREL
Her şey yerli yerinde. Elinize sağlık. Ancak yazının okunma sayısına bakıyorum, sadece sizin-bizim gibi düşünenler arasında fikir alışverişinden öteye gitmediği gibi bir sonuç çıkıyor ne yazık ki. Asıl okuması ve kendilerini düzeltmesi gerekenler... Onlar yaptıklarından bihaber, mutlu mutlu yaşayıp, mutsuzluk vermeye devam ediyorlar. Hep olageldiği gibi....
14 Ağustos 2010 Cumartesi 21:57