Tarih: 01.02.2026 13:24

GÜNÜN KİTAPLARI

Facebook Twitter Linked-in

 

 

YEDİ GÜNLÜK SESSİZLİK:Yazar, romanında çağımızın en büyük çelişkisini mercek altına alıyor: Bağlantı çağında derin bir yalnızlık.

 

//

 

FOBİ KOLEKSİYONU:11 yazarın 11 farklı fobiyi ele alarak yazdığı hikâyelerden oluşuyor.

 

//

 

YAZILMIŞ DÜNYA VE YAZILMAMIŞ DÜNYA:Kitapta derlenen makaleler, söyleşiler ve konuşmalar, bize en üst seviyede dikkat sergileme gayretindeki; edebiyatta ve hayatta açık ve planlanmış her şeyi her zaman vurgulama ve hakkını verme çabası içindeki bir adamın portresini veriyor.

 

//

 

MOR DAĞLARIN TÜRKÜSÜ:Güneş tepenize kızıl bir perde gibi gerildiğinde, Yelelerinde uzak diyarların kokusu

Gözlerinde ateş, Karnına dolmuş nefesini savura savura…

 

//

 

MİRAS:Kitap yazarın ilk romanıdır. Meslek dergisinde tefrika edilen roman, derginin kapanmasıyla, kesin bir sona ulaşamadan yıllarca okurla buluşmayı bekler; bu ilk roman en son yayımlanır.

 

//

 

BİR ANTİ-YILDIZ: ADİLE NAŞİŞT: Yazarın yaklaşık dört yıllık bir çalışmasının ürünü olan bu kitap, Adile Naşit'in kim olduğu ve neden bu kadar sevildiği sorusuna özellikle sinema tarihinin içinden ve bu alandaki standartlara eleştirel bir bakışla bir cevap bulmaya çalışıyor.

 

İşte o kitaplar;

 

//

 

Herkesin konuştuğu bir dünyada, sessiz kalmak bir direniş midir? 

GÜNEŞ Altunkaş'tan YEDİ GÜNLÜK SESSİZLİK. Kitap, dijital gürültünün, görünür olma zorunluluğunun ve sürekli çevrimiçi olmanın ortasında, içedönük bir cesaret hikâyesi anlatıyor. Annesini kaybetmiş, babasıyla aynı evde ama bambaşka bir yalnızlıkta yaşayan Cem; kelimelerden çok bakışlarla, paylaşımlardan çok hatıralarla yaşayan bir genç. Sosyal medyaya mesafesi, onu çağın dışına iten bir eksiklik değil; aksine her şeyi daha net görmesini sağlayan bir duruş.Bir parkta başlayan masum bir meydan okuma, yedi gün sürecek bir dijital sessizliğe dönüşür. Telefonlar kapatılır, hesaplar kilitlenir, maskeler düşer. Bildirimlerin sustuğu yerde, bastırılmış duygular, kırılgan ilişkiler ve herkesin kaçtığı gerçekler konuşmaya başlar. Peki sessizlik gerçekten iyileştirici midir, yoksa yüzleşmesi en zor olan şey midir? Yazar, romanında çağımızın en büyük çelişkisini mercek altına alıyor: Bağlantı çağında derin bir yalnızlık. Aile, kayıp, aşk ve dijital bağımlılık temalarını iç içe geçirirken okuru şu soruyla baş başa bırakıyor:Gerçek hayattan ne zamandır bu kadar uzağız? Kitap susarak anlatanların, görmeden hissedenlerin ve hâlâ "gerçek" bir temas arayanların romanı.288 SAYFA.
(DESTEK YAYINLARI)

 

//

 

Mantığın ötesine geçen, günlük yaşantımızı derinden etkileyebilen korkular

FOBİ KOLEKSİYONU. Kitap Uğur Tatar'ın editörlüğünü üstlendiği, 11 yazarın (Abdurrahman Yücesoy, Ali Umut Tatar, Ayşenur Demirci, Belma Bayraktar, Eray Akgül, Mehmet Emci, Mete Gürkan, Saliha Turgut Tatar, Ülkü Tatar Çakıl, Ümit Tatar, Uğur Tatar) 11 farklı fobiyi ele alarak yazdığı hikâyelerden oluşuyor.Fobiler... Mantığın ötesine geçen, günlük yaşantımızı derinden etkileyebilen yoğun korkular... Değerli okuyucu, elinizde tuttuğunuz bu eser vasıtasıyla insan ruhunun en derin, en karmaşık ve bazen de en absürt köşelerine doğru cesur bir yolculuğa çıkacaksınız. İnsanın kırılganlığına ve hayal gücünün sınırlarına ışık tutan bu zorlu ve bir o kadar da yaratıcı yolculuk, aynı zamanda korkularımızla nasıl başa çıktığımızı, onlarla nasıl yaşadığımızı ve bu duyguların bizi nasıl şekillendirdiğini de keşfetmemizi sağlıyor. Bu kitap, içimizdeki en derin korkulara yapacağınız yolculukta size hem ürkütücü hem de aydınlatıcı anlar yaşatacak. 154 SAYFA. 
(KİTAPYURDU DOĞRUDAN YAYINCILIK)

 

//

 

Hayatta açık ve planlanmış her şeyi her zaman vurgulama ve hakkını verme

ITALO Calvino'dan YAZILMIŞ DÜNYA VE YAZILMAMIŞ DÜNYA. Yazarın farklı mecralarda yayımladığı kırk kadar deneme, makale ve incelemenin yer aldığı bu seçki yazma faaliyeti ve okuma faaliyeti arasındaki bağlantılar, okuma biçimleri, hızla değişen bir dünyada yazma nedenleri, üslup alıştırması ve edebiyat deneyimlerinin dolaşımının bir aracı olarak çevirinin önemi, kültürel değer, yayımcılık ve stratejileri, anlatısal düzyazıdaki modern gelişmeler, çeşitli tarihî tezahürleriyle bir tür olarak fantastik gibi başlıkları içeriyor.Bunun yanı sıra avangart edebiyat, tatilde kitap okumak ve farklı okuma biçimleri gibi konular da kitapta düşünce evrenine dahil oluyor ve böylece 20. yüzyıl İtalyan ve dünya edebiyatının en önemli, en yenilikçi yazarlarından birinin yaratıcılığı kadar bilgi birikimine, geniş ilgi alanına ve parlak zekâsına da ışık tutuyor. Kitapta derlenen makaleler, söyleşiler ve konuşmalar, bize en üst seviyede dikkat sergileme gayretindeki; edebiyatta ve hayatta açık ve planlanmış her şeyi her zaman vurgulama ve hakkını verme çabası içindeki bir adamın portresini veriyor.Tim Parks, TLS. Akıl dolu, esprili, hoş bir şekilde bilgili ve keskin zekâlı.AlbertoManguel, LiteraryReview. 328 SAYFA.
(YAPI KREDİ YAYINLARI)

 

//

 

Güneş tepenize kızıl bir perde gibi gerildiğinde

HASAN Savaş'tan MOR DAĞLARIN TÜRKÜSÜ.

Boş durmadı Tanrılar

O açgözlü efendiler

Rüzgârın gür sesiyle

Durup durup sizden kurban istediler

Bağrınızdan uçup gitti kuşlar

Ölüm geçti yamaçlarınızdan

Yalnızlık geçti

Dönmediler bir daha"

***

"...

Güneş tepenize kızıl bir perde gibi gerildiğinde

Yelelerinde uzak diyarların kokusu

Gözlerinde ateş

Karnına dolmuş nefesini savura savura

Özgürlüğü soluyan yılkı atlar

Başka mor dağlarda mı yaşlanır

Ya da

Çoğalır mı eteklerinizde"150 SAYFA.

(KORA YAYIN)

 

//

 

Geniş ailelerin köşklerde geçen hayatları

MEMDUH Şevket Esendal'dan MİRAS- Modern Türk Edebiyatı Klasikleri.Geniş ailelerin köşklerde geçen hayatlarını konu alan kitap, ailenin taşrada yaşayan genç üyesinin şehre, daha önce tanışmadığı halaların ve amcaların şehrine gelişiyle başlar. Bir zamanların zengin ve köklü ailesi büyük annelerinin ölümüyle türlü dargınlıklarla birbirinden kopmuş, habersiz hayatlarını sürüyorlardır. Kitapkakafonisinin uzağında yetişmiş genç adam naif kişiliğiyle, dinleyen haliyle ailenin herkesçe sevilen üyesine dönüşür. Babasının işlettiği değirmeni devralma umuduyla başlayan yolculuğu genç adamı beklenmedik maceralara sürükler. Kitap yazarın ilk romanıdır. Meslek dergisinde tefrika edilen roman, derginin kapanmasıyla, kesin bir sona ulaşamadan yıllarca okurla buluşmayı bekler; bu ilk roman en son yayımlanır.224 SAYFA.
(İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI)

 

//

 

Adile Naşit'in kim olduğu ve neden sevildiği sorusuna cevap bulmaya çalışılıyor

SİBEL Öz'den BİR ANTİ-YILDIZ: ADİLE NAŞİŞT (Fotoğraflı). Adile Naşit, "gökteki yıldızlar"dan biri değil, bizden biridir. Kötücül zamanlara kaydı düşülen iyiliktir.İnsana, yaşamın kendisine dayalı bir kültürün zarif temsilcisidir. Hüzünle sevinç karışımı mülayimlik, gülerken ağlayabilen, ağlarken gülümseyen, kendi deyimiyle "biri pat dese korkudan ölebilecek"... Kuşaklar boyu sanat yapmış, güldürmüş, eğlendirmiş bir ailenin genlerindeki saf sanat duygusu, asalet, evlat kaybetmiş bir annenin dinmeyen kederi, kanaat, vefa, nezaket, hürmet, tüm o eski kavramlar, hanımlar, beyler, yitip giden Direklerarası, Şehzadebaşı, Beyoğlu, kapanan tiyatrolar, inen perdeler, değiştirilen adlar... Usta... Çırak... Kadın.Küçük kadın, büyük yürek... Kırılganlığı gizleyen tebessüm... Adile Naşit bütün bunlar, bütün bu haller, bütün bu yıllardır. Yazarın yaklaşık dört yıllık bir çalışmasının ürünü olan bu kitap, Adile Naşit'in kim olduğu ve neden bu kadar sevildiği sorusuna özellikle sinema tarihinin içinden ve bu alandaki standartlara eleştirel bir bakışla bir cevap bulmaya çalışıyor. Bunun yanı sıra ülkemizde hem tiyatro hem de sinema tarihine katkılarıyla ayrıcalıklı bir yere sahip olan Naşit ailesinin kitapta ayrıntılı olarak yer verilen öyküsü, geleneksel tiyatrodan modern tiyatroya geçişin de etkileyici bir fotoğrafını ortaya koyuyor. Bugün hâlâ çok sevilen Adile Naşit'in sanatına ve yaşamına dair kaynaklarda titizlikle yürütülen bir kazı çalışmasının ürünü olan kitap, aynı zamanda bu büyük oyuncuya vefanın da bir ifadesidir. 392 SAYFA.
(EVEREST YAYINLARI)

 

//

 

 

 

 

 

 

 

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —