Tarih: 03.03.2026 16:22

Akbelen’de acele kamulaştırmaya hukuk freni çağrısı

Facebook Twitter Linked-in

 

Mustafa SARIİPEK

Milas Akbelen–İkizköy hattında ilan edilen acele kamulaştırma kararına karşı açılan davalarda yürütmenin durdurulması talep edilirken, avukatlar Danıştay kararı beklenmeden el koyma sürecinin ilerletilmesinin telafisi güç zararlar doğuracağı uyarısında bulundu.

 

Muğla'nın Milas ilçesine bağlı Akbelen–İkizköy hattında 10 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararıyla ilan edilen acele kamulaştırma işlemi yargıya taşındı. Karar kapsamında çok sayıda taşınmazın "acele" gerekçesiyle kamulaştırma kapsamına alındığı, buna karşılık yurttaşlar tarafından yaklaşık 200 parsel için 96 ayrı iptal davasının Danıştay nezdinde açıldığı bildirildi.

Davaların; işlemin sebep, konu ve amaç unsurları yönünden kamu yararı taşımadığı ve açık hukuka aykırılık içerdiği gerekçesine dayandığı belirtildi. Kamulaştırma kapsamındaki alanların sadece zeytinlik ve tarım arazilerinden ibaret olmadığı, köylülerin yaşadığı evler ile yerleşim alanlarının da karar içinde bulunduğu vurgulandı. Bu durumun mülkiyet hakkı, yaşam hakkı ve yerleşme özgürlüğüne ağır müdahale niteliği taşıdığı ifade edildi.

 

AVUKATLAR HAREKETE GEÇTİ

Avukatlar Av. Arif Ali Cangı, Av. İpek Sarıca ve Av. İsmail Hakkı Atal imzasıyla yapılan çağrıda; Danıştay 6. Dairesi'nden savunmalar alındıktan sonra derhal yürütmenin durdurulması kararı verilmesi ve Milas'taki asliye hukuk mahkemelerinin Danıştay'ın kararını bekletici mesele yapması istendi: "Hukukun üstünlüğü ya somut olarak işletilecektir ya da bu süreçle birlikte ağır bir yara alacaktır" denilen açıklamada, acele kamulaştırmaya karşı hukukun gecikmeksizin uygulanması gerektiği vurgulandı.

Cumhurbaşkanı kararının yayımlanmasının ardından idarenin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesine dayanarak süreci fiilen başlattığı, geçen haftadan itibaren Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde acele el koyma ve bedel tespiti davalarının açıldığı kaydedildi. Ancak bu davaların dayanağının, Danıştay'da iptali istenen Cumhurbaşkanı kararı olduğuna dikkat çekildi.

 

TELAFİSİ İMKÂNSIZ SONUÇLARA YOL AÇABİLİR

Danıştay'da açılan iptal davalarında yürütmenin durdurulması taleplerinin henüz karara bağlanmadığı; yüksek mahkemenin, savunma için Cumhurbaşkanlığı ve MAPEG'e 15 günlük süre verdiği, bu sürenin uzaması halinde kararın en erken 45 gün sonra çıkabileceği belirtildi. Bu süreç tamamlanmadan adli yargıda el koyma işlemlerinin ilerletilmesinin, telafisi imkânsız sonuçlara yol açabileceği uyarısı yapıldı.

Açıklamada, acele kamulaştırmanın istisnai bir araç olduğu, süreklilik arz eden bir maden projesi için idari kolaylık haline getirilemeyeceği ifade edildi. Aynı bölgede daha önce alınan ve geri çekilen kamulaştırma kararlarının, sistematik bir mülksüzleştirme politikasına işaret ettiği savunuldu.

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —