Mustafa SARIİPEK
Özel çevre koruma bölgesi olan Marmaris Söğüt Mevkii'nde yüzlerce ruhsatsız yapı ayakta dururken sadece sınırlı sayıda binaya işlem yapılması, "eşit uygulama" ilkesinin ihlal edildiği iddialarını gündeme getirdi. Sayıştay'ın 2024 raporu ise belediyelerin kaçak yapılarla mücadelede yetersiz kaldığı gerçeğini ortaya koydu.
Özel çevre koruma ve doğal sit alanı statüsünde bulunan Muğla'nın Marmaris ilçesi Karaca Mahallesi Söğüt Mevkii'nde sürdürülen kaçak yapılaşma, kamuoyunda ciddi tartışmalara yol açtı. Yöre halkından gelen bilgilere göre bölgede, imar mevzuatına açıkça aykırı biçimde inşa edilen yüzlerce ruhsatsız yapı bulunmasına rağmen, sınırlı sayıda binaya yönelik işlem yapılması "eşit uygulama" ilkesinin ihlal edildiği yönündeki iddiaları gündeme taşıdı.
BİR DÖNÜME 600 METREKARE İKİ KATLI YAPI
Tarla vasıflı ve beş dönümün altında kalan parsellerde, bir dönüm arazi üzerine yaklaşık 600 metrekarelik alan kaplayan, iki katlı ve havuzlu beton yapılar inşa edildiği belirtiliyor. İmara kapalı olan bu bölgede yapı ruhsatı alınmasının hukuken mümkün olmadığına dikkat çekilirken, buna rağmen söz konusu yapıların fiilen pansiyon ve otel olarak işletildiği ifade ediliyor. Elektrik ve su şebekelerine yapılan kaçak bağlantılarla usulsüz kullanımın da yaygın olduğu iddia ediliyor.
Belediye ekiplerince zaman zaman yıkım kararları alındığı ancak bu kararların kapsamı ve uygulanma biçiminin tutarsız olduğu öne sürülüyor. Benzer nitelikteki çok sayıda kaçak yapı varlığını sürdürürken sadece birkaç yapıya müdahale edilmesi, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32 ve 42. maddeleri kapsamında yürütülmesi gereken süreçlerin etkin ve tarafsız işletilmediği yönünde eleştirilere neden oluyor.
YAPTIRIMLAR YETERİNCE ETKİN UYGULAMIYOR
Öte yandan Sayıştay'ın 2024 yılı denetim raporunda da belediyelerin kaçak yapılaşmayla mücadelede yaptırımları yeterince etkin uygulamadığına dikkat çekiliyor. Yapılan açıklamada, hazırlanan raporda, ruhsatsız ve imara aykırı yapıların tespiti sonrasında idari ve cezai süreçlerin geciktiği, bazı durumlarda ise hiç işletilmediği vurgulandığı belirtildi.
Bölge sakinleri ve çevre duyarlılığı yüksek yurttaşlar, özel çevre koruma statüsüne sahip Söğüt Mevkii'nde kapsamlı ve genel bir denetim yapılmasını, tespit edilecek tüm kaçak yapılar hakkında ayrım gözetilmeksizin yasal işlemlerin uygulanmasını istiyor. Aksi halde ilerleyen süreçte çevresel tahribatın yanı sıra ciddi hukuki ve sosyal sorunların ortaya çıkabileceği uyarısı da yapıldı.
İŞTE ŞİKAYETLERİ AKTARAN O YAZI
"Yöreden gelen bilgilere göre şikayetleri aktaran bu yazı, Marmaris 'e bağlı Karaca Mahallesi Söğüt Mevkii'nde, özel çevre koruma ve doğal sit alanı statüsündeki bölgede, imar mevzuatına ve 3194 sayılı İmar Kanunu'na açıkça aykırı biçimde sürdürülen kaçak yapılaşmayı bildirmek ve acilen gerekli idari işlemlerin yapılmasını talep etmek amacıyla yazılmıştır.
İmara Aykırı İnşaat uygulanmaları mevcuttur. Tarla vasıflı, beş dönümün altındaki parsellerde, bir dönüm araziye 600 metrekareye yakın alan kaplayan, iki katlı, havuzlu beton yapılar inşa edilmektedir. Bölge imara kapalı olup bu yapılar için ruhsat alınması mümkün değildir.
Yapı Kullanım amacı ihlal edilmektedir. Kaçak olarak inşa edilen bu yapılar, ruhsatsız bir şekilde pansiyon ve otel olarak işletilmektedir. İşletmelerde, elektrik ve su şebekelerine yapılan kaçak bağlantılarla usulsüz kullanım söz konusudur. Belediye ekiplerince bölgede yıkım kararları alınmakta ancak bu kararların kapsamı ve uygulanmasında ciddi bir tutarsızlık gözlemlenmektedir. Benzer nitelikteki yüzlerce kaçak yapı varlığını sürdürürken, sadece birkaç tanesine işlem yapılması, İmar Kanunu'nun 32. ve 42. maddeleri gereğince yürütülmesi gereken süreçlerin etkin ve tarafsız işletilmediği izlenimini oluşturmaktadır. Nitekim Sayıştay'ın 2024 raporunda da belediyenin kaçak yapılarla mücadelede yaptırımları etkin şekilde uygulamadığı görülmektedir.
TALEP VE BEKLENTİLERİ SIRALARSAK
3194 sayılı İmar Kanunu, 5393 sayılı Belediye Kanunu ve ilgili çevre mevzuatı gereğince, tarif edilen bölgede kapsamlı ve genel bir denetim yapılmasının,
Tespit edilecek tüm ruhsatsız ve imara aykırı yapılar için, kanunla belirlenen süreçler çerçevesinde (Yapı Tatil Tutanağı, mühürleme, para cezası, yıkım) ayrım gözetmeksizin işlem tesis edilmesinin,
Seçici uygulamalardan vazgeçilerek, hukukun üstünlüğü ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda, işlemlerin şeffaf bir şekilde sonuçlandırılmasının, gelecekte oluşacak sosyal, hukuksal ve teknik sorunların çözümü açısından önemli olduğu açıktır."