Mustafa SARIİPEK
İklim Ağı, Türkiye'nin Antalya'da düzenlenecek COP31'e ev sahipliği yapmadan önce fosil yakıtlardan çıkış konusunda güçlü bir liderlik göstermesi gerektiğini belirterek kömürden adil enerji geçişinin hızlandırılması çağrısında bulundu.
İklim alanında çalışan 16 sivil toplum kuruluşundan oluşan İklim Ağı, düzenlediği basın toplantısında Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği ve başkanlığı sürecine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Temsilciler, Türkiye'nin zirve öncesinde emisyon azaltımı konusunda örnek bir politika ortaya koyması gerektiğini vurgulayarak kömürün enerji üretimindeki rolünün zirvede bırakılması gerektiğini dile getirdi.
Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da 9–20 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek COP31, iklim diplomasisi açısından önemli bir döneme işaret ediyor. Zirvede, fosil yakıtlardan uzaklaşmaya yönelik küresel yol haritasının belirlenmesi bekleniyor. İklim Ağı üyeleri, Türkiye'nin bu süreçte katılımcı, şeffaf ve hesap verebilir bir iklim yönetişimi modeli benimsemesi gerektiğini ifade etti.
ALPU TERMİK SANTRALI PROJESİNDE ÖNEMLİ GELİŞME
Öte yandan Eskişehir'de planlanan Alpu Termik Santralı projesine ilişkin davada da önemli bir gelişme yaşandı. Bursa Bölge İdare Mahkemesi, verimli tarım arazilerinin enerji üretimi için kullanılmasına izin veren işlemleri iptal ederek bölgenin tarımsal bütünlüğünün korunmasına karar verdi.
İKLİM RİSK DEĞERLENDİRMESİ
İklim politikaları tartışmalarında nükleer enerji de gündemde yer alıyor. Nükleer politika uzmanı Dr. M. V. Ramana ise yüksek maliyet ve uzun inşaat süreleri nedeniyle nükleer enerjinin iklim krizine hızlı bir çözüm sunamayacağını savundu.
Öte yandan bilim insanları, küresel ölçekte kapsamlı bir iklim risk değerlendirmesinin hâlâ yapılmadığına dikkat çekti. Nature dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, dünya genelinde iklim değişikliğinin yaratacağı riskleri bütüncül biçimde değerlendiren yetkili bir analiz eksikliğinin politika üretimini zorlaştırdığını ortaya koydu.