Milli Savunma Bakanı Akar, AL-DOHA gemisinin denize indiriliş törenine katıldı

Milli Savunma Bakanı Akar, AL-DOHA gemisinin denize indiriliş törenine katıldı

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Anadolu Tersanesi tarafından Katar Deniz Kuvvetleri için inşa edilen silahlı eğitim gemisi Al-Doha'nın denize indiriliş törenine katılarak konuşma yaptı.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, "Bugün geldiğimiz noktada tüm dünya, esasen Türkiye’nin savunduğu değerleri göz ardı etmenin sonuçlarını yaşıyor. Birleşmiş Milletler'den başlayarak, mevcut küresel düzenin Türkiye’nin bu samimi çabasını görmelerini, uyarılarımıza kulak vermelerini umuyor, çözüm odaklı, aklıselim davranmalarını bekliyoruz." dedi.

Akar, Anadolu Tersanesi tarafından Katar Deniz Kuvvetleri için inşa edilen silahlı eğitim gemisi Al-Doha'nın denize indiriliş törenine katıldı.

Katar Savunma Bakanı Halid Bin Muhammed El Atiyye, Savunma Sanayisi Başkanı İsmail Demir, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ve Milli Savunma Bakan Yardımcısı Muhsin Dere'nin de katıldığı törende konuşan Akar, ülke savunmasına önemli katkılar sağlayacak gemilerin dost ve kardeş Katar halkına, Katar Silahlı Kuvvetlerine hayırlı olması temennisinde bulundu.

Katar'ı son yıllarda bölgesel ve küresel siyasette takip ettiği bağımsız politikalar dolayısıyla "Körfez'in parlayan yıldızı" olarak nitelendiren Akar, Katar'ın, bölgenin ve İslam dünyasının barış ve istikrarına olumlu katkılar sunduğunu belirtti.

Türkiye ve Katar arasındaki köklü, tarihi dostluk ve kardeşlik bağlarına dikkati çeken Akar, "Katar’la ilişkilerimiz her alanda mükemmel ve örnek bir seviyede bulunmakta, her iki ülke, bölgesel konularda yakın bir iş birliği ve eşgüdüm içerisinde tek yürek, tek yumruk olarak hareket etmektedir. Şu gerçeğin altını bir kez daha çizmek istiyorum ki Türkiye olarak kendi güvenliğimizi nasıl görüyorsak, dost ve kardeş ülke Katar'ın güvenliğini de aynı şekilde görüyor ve önemsiyoruz." ifadelerini kullandı.

Samimi arzularının kendi ülkesi ve halkının güvenliğini sağlamasının yanı sıra bölgede barış, huzur ve istikrarın sağlanmasında da önemli roller üstlenecek çok daha güçlü bir Katar ordusunun varlığı olduğunu dile getiren Akar, silahlı eğitim gemilerinin inşasını da bu amaçla atılmış önemli bir adım olarak değerlendirdi. 

Akar, iki ülke arasında ahde vefa duygularıyla örülü köklü dostluk ve kardeşlik bağlarının bu ve benzeri projelerle birlikte güçlenerek devam edeceğine yönelik inancını dile getirerek, bu önemli projeyi başarıyla tamamlayan Anadolu Tersanesi yöneticilerini de tebrik etti. 

Türkiye'nin insan kaynağı ve potansiyeline vurgu yapan Akar, dünyanın ilk 100 savunma sanayisi firması içerisinde bu yıl 7 firmanın yer aldığını hatırlattı. Bununla yetinmediklerini de dile getiren Akar, şunları söyledi:

"Çok daha fazla firmanın dünya pazarında yer alabilmesi için kaynaklarımızı etkin, doğru ve yerinde kullanmak için azami gayret gösteriyoruz. Bugün itibarıyla askeri fabrikalarımız ve tersanelerimiz, vakıf şirketlerimiz ve özel sektör firmalarımız; kendi insan kaynağı ve mühendislik birikimi ile savunma ihtiyaçlarımızın yüzde 70'ini karşılamaktadır. 2023 yılına kadar bu oranı, çok daha yukarılara taşımak için gece gündüz demeden azim ve kararlılıkla çalışıyoruz. MİLGEM gemilerimiz, Altay ana muharebe tankı, Fırtına topçu sistemleri, ATAK taarruz helikopteri, silahlı/silahsız insansız hava araçları, Hürkuş başlangıç ve temel eğitim uçağı, Gökbey genel maksat helikopteri ve ürettiğimiz her türlü mühimmat yerlilik ve millilik konusundaki azim ve kararlılığımızın en açık göstergesi. Yurt içi ve sınır ötesinde icra ettiğimiz operasyonların başarıyla sonuçlanmasında personelimizin fedakarlığı ve kahramanlığının yanı sıra, sahip olduğumuz bu yerli ve milli teknolojilerin de önemli rolü olduğunu hepimiz biliyoruz. Yerli ve milli savunma sanayisi alanında bu seviyelere ulaşmamızda Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliği, teşvik ve desteklerinin yüksek bir motivasyon oluşturduğunun da altını burada özellikle çizmek istiyorum."

- "Düşünmekten mahrum kalmış beyinler kör karanlıklarına mahkumdur"

Bölgenin bir bütün halinde zor bir dönemden geçtiğini dile getiren Akar, "Ülkemizin etrafının kriz alanları ile çevrildiği böyle hassas bir süreçte, tarih ve medeniyetimizin omuzlarımıza yüklediği sorumluluk hayli büyük. Bu sorumluluk gereği, atalarımızı örnek alarak bizler de bölgemizde ve dünyada meydana gelen gelişmeler karşısında asla kör, sağır ve dilsiz olmadık, insani trajedileri görmezden gelmedik, gelmeyeceğiz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Dünyanın, doğusu ve batısıyla, kuzeyi ve güneyiyle her köşesinin güvenliğe ihtiyacı vardır. Dünyanın, nerede yaşarsa yaşasın, tüm insanların huzuruna ihtiyacı vardır. Dünyanın, herkese yetecek kaynaklarının adaletli şekilde dağılımına ihtiyacı vardır." ifadelerini anımsatan Akar, şöyle konuştu:

"İşte bu anlayışıyla insani değerleri, evrensel ahlak ilkelerini ve uluslararası hukuku egemen kılmanın gayreti içinde olduk. Bugüne kadar bölgemizde ve gönül coğrafyamızda yaşayan masum ve mazlumların uğradıkları zulme ve haksızlığa, akan kan ve gözyaşlarına kayıtsız kalmadıysak bunun içindir. Bugün geldiğimiz noktada tüm dünya, esasen Türkiye'nin savunduğu değerleri göz ardı etmenin sonuçlarını yaşıyor. Birleşmiş Milletler'den başlayarak, mevcut küresel düzenin Türkiye'nin bu samimi çabasını görmelerini, uyarılarımıza kulak vermelerini umuyor, çözüm odaklı, aklıselim davranmalarını bekliyoruz. Zira tarih, dirayetli ve aklıselim toplulukların zafer sahnesidir. Düşünmekten mahrum kalmış, körelmiş beyinler, gayya kuyularının kör karanlıklarına mahkumdur."

- "Pruvanız neta, bahtınız açık olsun"

Varlığının temelini oluşturan unsurların farkında olmayan milletlerin geleceğe uzanamayacağını belirten Akar, bu anlayış kapsamında başta savunma sanayisi olmak üzere her alanda yerli ve milli hamleler üzerine ülke geleceğini inşa ettiklerini bildirdi.

"Bizim için yerlilik ve millilik elbette bu topraklara, bu gelenek ve medeniyete ait olmak, kök salmak ve bütün tarihsel, kültürel müktesebatımızı sahiplenmek; bu coğrafyanın, bu iklimin nefesini solumaktan geçiyor." diyen Akar, bu bilinçle kendi özlerine dönüp, kendi değerlerinden beslendiklerini söyledi.

"İtidalde selamet, acelede nedamet vardır. İhtiyatlı davranan umduğuna ulaşır." Arap atasözünü anımsatan Akar, "Bizler de milli ve manevi değerlerimizden aldığımız ilhamla bugüne kadar bölgemizde ve dünyada barış ve istikrarın hakim olması için üzerimize düşen tarihi sorumluluğu itidalli ve ihtiyatlı davranarak yerine getirdik, bundan sonra da Katar gibi dost ve kardeş ülkelerle dayanışma halinde bu sorumluluğumuzu yerine getirmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Akar, sözlerini Katarlı denizcilere söylediği "Denizleriniz sakin, pruvanız neta, yolunuz bahtınız açık olsun." ifadesiyle tamamladı.

(Bitti)

Milli Savunma Bakanı Akar, AL-DOHA gemisinin denize indiriliş törenine katıldı
Paylaş
Popüler Haberler
Tüm hakları saklıdır. © 2020