15811,53%0,87
43,35% 0,25
51,27% 0,73
6944,72% 1,57
11200,48% 2,32
DÖNÜŞ YOLU:“Kaybolduğunu sanıyordu, oysa insan hiçbir zaman bütünüyle kaybolmazdı. Kayboluşun içinde gizli bir yön duygusu vardı.”
//
KIZIM SEN SAFTİRİK HALİNLE BU İŞLERİ NASILYAPIYORSUN?:Terapi tadında ve kahkaha yüklü bu kitap, “Senin filminde başrol sensin. Kalk ve sahneye çık!” çağrısıyla her kadının içindeki girişimciyi uyandırıyor.
//
OPTİK SİNİR:Kitabın anlatıcısı kendini, yaşadıklarını, geçmişini ve bugününü resim sanatıyla kurduğu ilişkiyle anlamlandırabiliyor.
//
ADEM VE HAVVA’NIN GÜNLÜKLERİ:Yazar kutsal olana saygıyı elden bırakmadan ama insanın bizatihi kendi yaratıcı kudretlerini de ihmal etmedenve felsefi bakışın yaratıcılığıyla yeniden şekil veriyor...
//
EY TÜRK GENCİ!:Prof. Dr. Üstün Dökmen, bu kitapta, Türk tarihini, kültür ve medeniyetini bir psikolog gözüyle ele alıyor.
//
YÜKSELİŞ:Her ölçekte bu denli derin ve etkileyici bir kitap okuduğumu hatırlamıyorum. Yükseliş olağanüstü, taşkın, baş döndürücü bir başarı.Karen JoyFowler.
İşte o kitaplar;
//
İnsan hiçbir zaman bütünüyle kaybolmaz, kayboluşun içinde gizli bir yön duygusu vardır

SILA Subaşı’ndan DÖNÜŞ YOLU- Kayboluşlar Arayışlar ve Kavuşmalar. Kaybolduğunu sanıyordu, oysa insan hiçbir zaman bütünüyle kaybolmazdı. Kayboluşun içinde gizli bir yön duygusu vardı. Kimi zaman bir koku, kimi zaman gölgelerden sıyrılan bir yüz, kimi zaman da aşina olunan bir ses geçmişin yankısını yeniden canlandırmaya yeterdi. O yankı, en sessiz anlarda bile bir pusula gibi kalpte işaret bırakır, hatırlamayı unutuşun içinden çıkarır, bir rüyanın kıyısında, bir şarkının nakaratında ya da ansızın esen bir rüzgârda kendini hatırlatırdı. Geçmişin yankısıyla beraber insan ait olduğu yere doğru yeniden yön bulurdu.Kalbinde bu kadar anıyı taze tutan, hatırayı saklayan biri kaybolabilir miydi?Kaybolduğunu sanması bir yanılsamaydı; o, aslında en başından beri dönüş yolundaydı.136 SAYFA.
(CERES YAYINLARI)
//
Kahkaha ve cesaretle örülmüşbir kadın girişimciliği hikâyesi

BEDRİYE Hülya’dan KIZIM SEN SAFTİRİK HALİNLE BU İŞLERİ NASIL YAPIYORSUN? Bir Kadın Girişimcinin Seyrüseferi.Kurgu ile deneme arasında salınan, yer yer otobiyografik izler taşıyan bu metin, Türkiye’de kadın olmanın, iş kurmanın ve “başarılı” sayılmanın farklı hallerini mizahi ve içten bir dille anlatıyor.Yazar, girişimciliğin yalnızca iş kurmak değil, hayatı yeniden icat etmek olduğunu söylerken; ataerkil atasözlerinden belediye zabıtalarına, eski eşlerden cam tavanlara uzanan engelleri masaya yatırıyor.Terapi tadında ve kahkaha yüklü bu kitap, “Senin filminde başrol sensin. Kalk ve sahneye çık!” çağrısıyla her kadının içindeki girişimciyi uyandırıyor. Feminist mizahla harmanlanan anekdotlar ve düşündürücü içsel yolculuklar, okuru hem güldüren hem de cesurca düşündüren bir deneyime davet ediyor. 216 SAYFA.
(DESTEK YAYINLARI)
//
11 ressam ve bir sanat eleştirmeninin dünyasından 11 an

MARİA Gainza’danOPTİK SİNİR. “Sizce de tüm teoriler aynı zamanda otobiyografi değil midir?” On bir ressam ve Arjantinli bir sanat eleştirmeninin dünyasından, hayatından on bir an. Kitabın anlatıcısı kendini, yaşadıklarını, geçmişini ve bugününü resim sanatıyla kurduğu ilişkiyle anlamlandırabiliyor. Buenos Aires müzelerinde ziyaret ettiği resimlerin ve ressamların hikâyeleri onun da hikâyesi: CándidoLópez’in savaşta yaptığı resimlerin akıbeti; Rothko’nun lüks bir otelin siparişiyle yaptığı duvar resimlerini teslim etmeyi son anda reddetmesi; Katalan sanatçı Josep Maria Sert’in, anlatıcının mensup olduğu Errázuriz ailesinin malikânesine tuhaf, kâbusumsu karnaval sahneleri çizişi; Picasso’nun Henri Rousseau’nun onuruna verdiği ziyafet ve bazı resimleri arasındaki itiraf edilmemiş bağ ve sanat tarihinden pek çok başka sahne… Bunların her biri anlatıcının hayatından anlarla eşleşiyor: Arjantin üst tabakasına mensup ailesiyle ilişkisindeki sevme, uzaklaşma ve kırılma anları, ayrılıklar, korkular, ölüler, kemoterapi odalarının kendine has zamanı. Sanat eleştirmeni yazarın pek çok yabancı dile çevrilen ve çok sevilen romanı, bir otobiyografi diliyle sanat ve hayatı birbirine gösteren ayna oyunlarına okuru davet ediyor. Hayal gücünün hâlâ müttefikin olduğunu ve zihninde biriktirdiklerinle kendini gayet güzel oyalayabildiğini söylüyorsun. Otobüse biniyorsun, sonra inip müzenin kapısından içeri giriyorsun ve o an seni hangi tablo çağırıyorsa ona doğru yürüyorsun. Bu hem ucuz hem basit. Bu müzedeki bazı eserlere, kitaplığındaki kitaplara ya da bahçendeki bitkilere olduğu kadar aşinasın. 176 SAYFA.
(EVEREST YAYINLARI)
//
İnsanın muammalarla dolu yaşamına yeniden şekil veriyor

MARK Twain’den ADEM VE HAVVA’NIN GÜNLKLERİ. Kitap Amerikan edebiyatının en çarpıcı yazarlarından biri olan yazar, Kutsal Kitap’taki yaradılış hikâyesine el atıyor. Yasak Elma’dan ısıran Âdem ve Havva’nın kadın ve erkek olarak ayrı kimliklerle Cennet Bahçesi’nden dünyaya düşmeleri, eşyaya ve hayvanlara ad vermeleri, aile kurmaları, çocuk sahibi olmaları, ilk toplumu oluşturmaları; kısacası iyi ile kötü arasında ayrım yapmaları, suçu ve yasayı tanımaları, tenin istekleriyle ruhun isteklerini bilmeleri gibi insani varoluşun neredeyse tüm özellikleri kitabın temel dokusunu oluşturmakta. İnsanın doğaya karşı uygarlık çatısı altında yaşamını sürdürmesinin hem trajik hem de komik veçhelerinin işlendiği kitap canlı ve şen şakrak bir üslupla yol alıyor. Bu yol alışta varoluşun çekirdeğindeki temel sorunlara da ışık düşürülüyor: ölüm ve doğum, eylem ve doğa, kadın ve erkek, insan ve Tanrı, acı ve haz gibi ikiliklere yönelik ironik bir bakış söz konusu. Yazar kutsal olana saygıyı elden bırakmadan ama insanın bizatihi kendi yaratıcı kudretlerini de ihmal etmeden, insanın muammalarla dolu dünyevi yaşamına mizahın gücü ve felsefi bakışın yaratıcılığıyla yeniden şekil veriyor... 96 SAYFA.
(İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI)
//
Kendi kimliğini cesaretle ve tüm gerçekliğiyle sorgulamasına rehberlik ediyor

ÜSTÜNDökmen’denEY TÜRK GENCİ!NEREDEN Geldiğini Öğren.NEREYE Gideceğimizi Bize Öğret...Prof. Dr. Üstün Dökmen, bu kitapta, Türk tarihini, kültür ve medeniyetini bir psikolog gözüyle ele alıyor. Türk soyunun nereden geldiğinin ve nereye gittiğinin izini sürerken okuyucunun, kendi kimliğini/aidiyetini cesaretle ve tüm gerçekliğiyle sorgulamasına rehberlik ediyor. 112 SAYFA.
(REMZİ KİTABEVİ)
//
Okuyun ve huşu içinde, hayranlık içinde kalın

Ş. ENESAyata’dan YÜKSELİŞ.Rotterdam'da doğup büyüyen Leigh mutsuz ailesinden, dengesiz babasından kaçarak denize sığınır. Henüz çocukken denizaltı dünyasından büyülenen Leigh, deniz biyolojisinde uzmanlaşır ve arkaik organizmaları incelemek için dünyayı dolaşır. Atlantik Okyanusu'nda dipsiz bir yarığın keşfedilmesi üzerine ilk yaşam biçimlerine dair kanıtlar bulma umuduyla Leigh de araştırma ekibine katılır. Ancak elde ettiği bulgular yaşamın başlangıcı hakkında tüm bilinenleri sorgulatacak cinstendir.Keşifleri sayesinde Leigh'yeMojave Çölü'nde konumlanan yeni bir uzay ajansının kapıları açılır. Gün geçtikçe ajansta yürütülen çalışmalara daha da gömülen Leigh, Atlantik'teki yarığın dünya çevresinde meydana gelen diğer tuhaf fenomenlerle ilişkili olduğunu ve bunların mantığı zorlayan bir modelde birleştiğini kavramaya başlar. Ne var ki istasyondaki araştırmaları nedeniyle sağlığı gittikçe kötüleşen annesini ihmal ettiğinden zorlayıcı bir ikilemle karşı karşıya kalır: Ya ailesinin yanında olacak ya da uzayın derinlerine bir yolculuğa çıkacaktır...Martin MacInnes'in birey ve aile kadar evren, ekoloji hatta bizzat yaşam deneyimini konu alan sıradışı epik romanı yayımlandığında büyük başarı elde ederek prestijli Arthur C. Clark Ödülü'nü kazandı, Booker adayları arasına girdi ve Blackwell listesinde Yılın Kitabı seçildi.Şimdiden klasik. Okuyun ve huşu içinde, hayranlık içinde kalın.NeelMukherjee. Hücre, aile, evren... Her ölçekte bu denli derin ve etkileyici bir kitap okuduğumu hatırlamıyorum. Yükseliş olağanüstü, taşkın, baş döndürücü bir başarı.Karen JoyFowler. Harikulade... Tam anlamıyla şaşkınlık içindeyim.Douglas Stuart..352 SAYFA.
(YAPI KREDİ YAYINLARI)
//