15525,37%-1,13
44,08% 0,04
50,97% -0,43
7226,26% -1,02
11952,85% 0,00
Soner ABACI
Influencer, dijital platformlarda düzenli içerik üreten ve takipçi kitlesi üzerinde etki gücü bulunan hesaplar için kullanılıyor. Instagram'da düzenli olarak paylaşım yapan kişilere, hatta Instagram fenomeni olarak adlandırılan kişilere verilen bir isim olarak hafızalarımızda yer etmiş durumda.
Gençler arasında giderek yaygınlaşan ve büyüyen bir pazar olarak görülen influencerlık gerçekten bir meslek haline geldi mi, yoksa gençler geçici bir trendin peşinde mi?
Influencer pazarlamasına Türkiye’de yaklaşık 2 milyar TL ayrılıyor. Bu bütçe, Türkiye reklam pazarının yaklaşık %10–%16’sını temsil ediyor. Bu oran, influencer kampanyalarının dijital ekonomide önemli bir bölümü oluşturduğunu gösterirken toplam reklam harcamalarının hâlâ daha büyük bir kısmının TV, arama motorları reklamcılığı ve diğer dijital kanallara ayrıldığını ortaya koyuyor.
Türkiye’de ve dünyada reklam harcamaları son yıllarda şekil değiştiriyor. Sosyal medya reklamlarındaki artışlar gençler için de gelir kapısına dönüşür oldu. Marka yöneticileri milyonluk internet fenomenleri yerine daha samimi ve güvenilir hisler yarattığı ve etkileşimi arttırdığı gerekçesi ile 5–50 bin takipçili hesaplara yönelmeyi tercih ediyor. Bu da bizlere Mikro Influencer dönemi olarak adlandırabileceğimiz bir dönemi yaşatıyor.
Türkiye’de Instagram gerçeği
Bu pazarın en büyük platformlarından birisi Instagram olarak göze çarpıyor. Tahmini verilere göre Türkiye’de toplam influencer sayısı 150 ile 200 bin kişi arasında. Bunların büyük kısmı bin ila 50 bin takipçili hesaplar. Mikro segment olarak adlandırılan 5 bin ila 50 bin kişilik hesaplar pazarın ana gövdesini oluşturuyor.
Reklam yatırımları olarak bakıldığında 2023’te influencer pazarlamasına ayrılan bütçe yaklaşık 2 milyar TL olarak göze çarpıyor. Pazar büyüklüğü tahmini hacimi ise yüz milyonlarca lirayı buluyor. Bu tablo, influencer faaliyetinin “yan gelir” ölçeğini aşarak organize bir sektör haline geldiğini gösteriyor.
Instagram’ı marka yüzü olarak seçen marka yöneticileri diğer mecralardan daha fazla etkileşimi mikro influencerlardan aldıkları konusunda hemfikir. Ortalama 5–10 bin takipçi: %4–6, 10–50 bin takipçi: %3–4 etkileşim oranı sunuyor. Takipçi sayısı arttıkça etkileşimlerin azaldığı görülüyor. Sektör temsilcilerine göre Türkiye’de ortalama ücretler etkileşim oranlarına göre belli olsa da 2-3 story paketi 2.000 – 5.000 TL arasında, Reels videoları: 3.000 – 8.000 TL arasında bir marka ile yapılacak aylık 2–3 işbirliği ise 8.000 – 15.000 TL arası gelir getirebiliyor. Bu gelir, tek başına asgari ücret seviyesine yaklaşmasa da bir üniversite öğrencisinin temel giderlerini karşılayabilecek düzeyde.
Ancak ajanslı modelde influencerın kazancından genellikle %20–40 arasında komisyon kesiliyor. Bu durum özellikle mikro segmentte net geliri önemli ölçüde etkiliyor.
Harçlık mı, meslek mi?
Özellikle büyük şehirlerde dijital içerik üretimi alternatif gelir alanı haline geldi. Araştırmalar, mikro influencerların önemli bir kısmını üniversite öğrencilerinin oluşturduğunu gösteriyor. Onları yarı zamanlı çalışan gençler ve harçlık için çalışan içerik üreticileri takip ediyor.
Ortalama üniversite öğrencisinin aylık temel yaşam giderleri (barınma + ulaşım + temel harcama) büyük şehirlerde 10–15 bin TL bandında. Mikro influencer geliri bu maliyeti kısmen veya tamamen karşılayabiliyor. Bu durum dijital üretimi, alternatif istihdam alanına dönüştürüyor. Bazı öğrenciler için bu ek gelir harçlık gibi görülse de bazıları ise bunu ciddi bir finansal destek olarak görüyor.
Konu ile ilgili görüştüğümüz influencer Meldanur Özkan, içerik üretmeye Instagram’da yaşadığı hayatı paylaşmak ve hiçbir gelir beklentisi olmadan başladığını belirterek, “Anı biriktirmek ilk amacımdı. Voleybol oynuyorum ve voleybolun çok merak edilmesi üzerine bununla ilgili paylaşımlarla başladım. Şu an için takipçi sayım 37 bine yakın ve ortalama aylık etkileşimim 1 milyon 100 bin civarında oluyor. Tabii o ay aktif içerik üretiyorsam. Sürekli aktif olmak bunu doğrudan etkiliyor” dedi.

“1000 – 5000 TL arası getirisi oluyor”
Aynı zamanda Trendyol influencerı olduğunu belirten Özkan, bazen ayda 2-3 içerik, bazen de daha az bazen içerik ürettiğini söyledi. Özkan şöyle devam etti:
“Çok net bir sayı vermek doğru olmuyor. Aynı zamanda Trendyol influencerı olduğum için düzenli içerik paylaşmak durumda oluyorum. Ben daha yeni yeni bu işin içinde olduğum için çok yüksek bir gelir elde etmiyorum, yavaş yavaş ilerliyorum. Ortalama bir rakam verecek olursam yayınladığım videonun içeriğine göre en basitinden bir story paylaşıyorsam aşağı yukarı bin ila 5 bin TL arası getirisi oluyor.”
Hedef samimi olmak
Ajans ile çalışmayı tercih ettiğini belirten Meldanur Özkan, “Hem işleyiş açısından beni yönlendirmek ve daha fazla kişiye ulaşmak açısından ajans ile çalışmayı tercih ediyorum. Bunu kendi açımdan daha konforlu buluyorum” diyerek şunları söyledi:
“İçerik üretirken algoritma mı, takipçi beklentisi gibi kaygılarım yok. Çünkü amacım daha fazla takipçim olsun ya da gelir elde edeyim gibi bir nokta değil. Sadece samimi olmak ve doğru bir şekilde kendimi yansıtmak. Bu yüzden içerik üretirken çok zorlanmıyorum. Daha fazla görünür olmak gibi bir düşüncem olmadığı için de bence bu kadar ilerleyebildim. Hitap ettiğim kitle, samimiyete, olduğum gibi görünme gibi noktalara dikkat eden bir kitle. Benim tarzımı bu yüzden seven bir kitle. Hiç tarzımı değiştirmek gibi bir düşüncem olmadı aksine belli bir tarzda ilerlemek daha doğru bir yöntem oldu.”
“Gençlere öneririm”
Sosyal medyayı gelecek planları arasında yatırım olarak gördüğünü belirten Özkan, “ Yaptığım iş kolay bir iş değil çok emek isteyen, vakit alan ve süreklilik isteyen bir iş. Tabi ki de gelir kaynağı olarak tatmin eden bir noktaya gelmek isterim. Bu işe başlarken ilk olarak resmi gereklilikleri yerine getirmek gerekiyor. Diğer türlü ilerlemek pek mümkün değil. Influencer olmayı gençlere öneririm. Böyle bir düşünceleri varsa bu işe başlamak onlar için en zor kısmı olacaktır. Bu adımı attıktan sonra devamı zaten gelecek. Süreçte de tabii ki zorluklar hep olacak. Ama emek verip istediğin sürece insanların ne düşündüğü hiç önemli değil. Çünkü ilk akla gelen etraftaki düşünceler oluyor” diye konuştu.
30-50 bin TL arası gelir
Diğer bir influencer Öykü Gülmez, ise içerik üretmeye öylesine bir video ile başladığını amacının içerik üretmek olmadğını söyleyerek, “Şu an Trendyol, Hepsiburada gibi kurumsa markalarla çalışıyorum. Takipçi sayım 160 bin, ortalama etkileşim ise son 30 günde 2 milyon civarında. Ama bu aralar biraz ara verdim 1-2 sene önce 20-30 milyondu” dedi.
Gelirinin içeriklere göre değişkenlik gösterdiğini kaydeden Gülmez şöyle devam etti:
“Aylık verilen linklere göre gelirim de değişiklik gösteriyor. Düzenli link atarsam ayda 30-50 bin TL arası gelir oluyor. Dışarıdan gelen marka teklifleriyle bu rakam artış gösteriyor. 7-8 ay önceye kadar herhangi bir ajans işe çalışmıyordum şu an Trendyol ve Hepsiburada ile sözleşmeli olarak çalışıyorum.”

Rekabet zorluyor
İçerik üretirken zaman zaman algoritma, takipçi beklentisi ya da rekabetin kendisini zorladığını anlatan Öykü Gülmez, “Ama dönem dönem bu zorluklar değişiyor. Algoritma aslında bahanemiz oluyor. İyi içerik her zaman tutar, bizler bazen algoritmayı suçlayabiliyoruz. Özellikle büyük sayfalarda da rekabet ön plana çıkıyor. Bir dönem bende bunu yaşadım ama bununla uğraşmak bana çok zor geldiğinden şu an eskisi gibi içerik üretmeye devam etmiyorum. Takipçi kazanmak için kendimi bazen baskı altında hissettiğim oldu. Ailemden, çevremden gelen özellikle ‘neden takipçin artmadı’ gibi yorumlar ve eleştiriler beni bazen çok etkiledi” dedi.
Daha fazla görünür olmak için değil daha samimi olabilmek için tarz değişikliğine gittiğini anlatan Gülmez, “Zaman zaman daha ben olabilmek için içerik tarzımı değiştirdim. Sosyal medya ilk 3 yıl benim için gelir kaynağıydı ama şu an için harçlık. Gelecek planlarım arasında bu işi devam ettirmek var. Fakat ‘fenomen’ olarak değil” diye konuştu.
Influencerlığı öneririm
Bu işi yapmak isteyen herkese önerdiğini söyleyen Öykü Gülmez, “Bilgi vermediğiniz, insanların hayatlarını kolaylaştırmak adına üreteceğiniz her içerikte illaki bir kazanç ve başarı yakalarsınız. Biz komik videolar çeken bir aileydik ama bu 3 sene sonunda bizi sıktı ve bu kulvarda mutlu olmadık. Önce ne istediğini bilmek ve o işi kaç yaşına kadar yapabilirsiniz kendinize sormak önemli. Çünkü ben kendimi 10 sene sonra hala mizah videoları çeken bir anne olarak görmek istemiyordum. O sebeple iyi düşünüp planlı ilerlemek ve sadece para odaklı olmamak gerekiyor” dedi.
Neden markalar mikro hesapları tercih ediyor?
Marka yöneticilerinin mikro influencer hesaplarını tercih etmesinin altında tek bir sebep yatmıyor. Marka yöneticileri, daha düşük bütçelerle daha sadık kitlelere ulaşabildikleri ve daha yüksek etkileşim oranları aldıkları için mikro influencerları tercih ediyor.
Ayrıca lokal hedefleme imkanı olması ve reklam etkinliklerinin bir çok reklam mecrasına göre daha ölçülebilir olması da tercih sebepleri arasında yer alıyor. Bu da öğrenci influencer pazarını büyütüyor.
Gündemdeki konu: Vergi boyutu
Türkiye’de sosyal medya gelirleri ticari kazanç sayılıyor. Basitleştirilmiş vergi modeli ile Devlet elde edilen gelirlerden pay alıyor. Bunun için influencer, bankada özel bir hesap açıyor. Tüm marka ödemeleri ve sosyal medya gelirleri bu hesaba yatırılıyor. Banka gelir üzerinden %15 stopaj kesintisi yaparak bunu devlete aktarıyor. Bu kesinti nihai vergi sayılıyor ve influencerin yıllık gelir belirlenen sınırın altında kaldığı sürece ayrıca gelir vergisi beyannamesi vermesine gerek olmuyor. Yıllık gelir belirlenmiş sınırı aşarsa beyanname istisnası sona eriyor ve kişi normal gelir vergisi tarifesine giriyor. Bu durumda ise şirket kurma ve KDV yükümlülüğü doğabiliyor. Bu durum genellikle 100 bin takipçinin üstüne çıkan hesaplarda görülüyor.
Ancak vergi uzmanlarına göre sistem kolaylaştırılmış olsa da gençlerin önemli bir kısmı vergi sistemini bilmiyor. Yeni düzenlemelerle ürün gönderimleri de gelir sayılıyor. Gençlerin bir çoğu hediye ürünlerin vergilendirildiğinin farkında değil ve tüm gelirini resmi hesaba yatırmıyor. Bu durumda bir kayıt dışılık sorunu ortaya çıkıyor ve tespiti halinde gençler cezalarla karşı karşıya kalabiliyor. Yani sistem basitleştirilmiş olsa da kayıt dışılık ve hediye ürünlerin vergilendirilmesi konusunda belirsizlikler sürüyor.
Sosyal medya artık harçlık değil
Mikro influencer ekonomisi gençler için yeni bir gelir alanı yaratmış durumda. Ancak gelir dalgalanması, platform bağımlılığı ve vergi belirsizlikleri bu alanın henüz tam anlamıyla kurumsallaşmış bir meslek haline gelmediğini gösteriyor. Uzmanlara göre önümüzdeki 5 yıl, bu dijital ekonominin kalıcı mı yoksa geçici bir trend mi olacağını belirleyecek.