-
BIST 100
15807,88%-0,41
-
DOLAR
44,37% 0,19
-
EURO
51,18% -0,07
-
GRAM ALTIN
6417,41% 2,74
-
Ç. ALTIN
10535,37% -0,74
Milaslı köylülerden Ankara’da kritik nöbet
Acele kamulaştırma kararına karşı çıkan Muğlalı köylüler, zeytinliklerin madenciliğe açılmasına tepki göstermek için Anayasa Mahkemesi önünde buluşacak.
Mustafa SARIİPEK
:
Muğla’nın Milas ilçesinde yaşayan köylüler, zeytinlik alanlarının madencilik faaliyetlerine açılmasına ve acele kamulaştırma kararlarına karşı seslerini duyurmak için Ankara’ya geliyor. Köylüler, 1 Nisan’da Anayasa Mahkemesi önünde toplanarak gün boyu nöbet tutacak.
Temmuz 2025’te kabul edilen 7554 sayılı torba yasanın ardından, bölgede faaliyet gösteren YK Enerji ruhsat sahasında kalan zeytinliklerin madenciliğe açıldığı belirtiliyor. Köylüler, bu süreçle birlikte zeytin ağaçlarının kesilmeye başlandığını ve yaşam alanlarının tehdit altına girdiğini ifade ediyor.
GEÇ GELEN ADALET, ADALET DEĞİLDİR
10 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan acele kamulaştırma kararıyla, içinde evlerin, tarım alanlarının ve zeytinliklerin bulunduğu 679 parselin kamulaştırıldığına dikkat çeken köylüler, bu alanların şirkete devredilerek madencilik faaliyetlerinin genişletileceğini dile getirdi.
Söz konusu düzenlemeye karşı Danıştay ve Anayasa Mahkemesi nezdinde iptal davaları açıldığını belirten köylüler, yürütmenin durdurulması yönünde acil karar alınmasını istedi. Açıklamada, “Geç gelen adalet, adalet değildir” düşüncesi vurgulanarak olası bir gecikmenin telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracağı ifade edildi.
Milaslılar, yaşam alanlarını korumak için tüm yurttaşları, hukukçuları, sivil toplum kuruluşlarını ve siyasi partileri 1 Nisan saat 11.00’de Anayasa Mahkemesi önünde yapılacak buluşmaya davet etti.

BUGÜN ARTIK SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ
Sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlarda: “Geri dönüşü mümkün olmayan zarar zeytin talanı ile başladı. Şimdi, toprağımız elimizden alınmak üzere, yaşamlarımız geri dönülmez bir yıkımın eşiğinde.
7554 sayılı yasaya karşı AYM’de açılmış iptal davası ve yürütmeyi durdurma talebimiz bulunmaktadır. Danıştay’da ise gerek yasanın işleyişi, gerekse de acele kamulaştırmanın iptaline yönelik davalarımız, yürütmeyi durdurma talebiyle açılmış bulunmaktadır.
Eğer şimdi durdurulmazsa:
Bizler onlarca yıldır yaşadığımız topraklardan koparılacağız. Evlerimizden, emeğimizden, hafızamızdan zorla sürüleceğiz. Ve geriye hiçbir şey kalmayacak. Bu yüzden hem Anayasa Mahkemesi’nden, hem de Danıştay’dan tek bir talebimiz var: Derhal ve acil yürütmeyi durdurma kararı” ifadelerine yer verildi.
1 NİSAN’DA ANKARA’DAYIZ
Paylaşımlarda “Çünkü biliyoruz: Geç gelen adalet, adalet değildir” denilerek şu düşüncelere yer verildi: “Yıkım başladıktan sonra verilen karar, hayatımızı geri getirmeyecek. 1 Nisan’da Ankara’dayız. Tüm gün, Anayasa Mahkemesi önünde emeğimize, toprağımıza, yaşamımıza sahip çıkmak için nöbette olacağız, karar verilmesini bekleyeceğiz. Tüm basın emekçilerini; hukukçuları, demokratik kitle örgütlerini, siyasi partileri, memleketimize sahip çıkan tüm yurttaşlarımızı yanımızda olmaya çağırıyoruz.
Evimiz başımıza yıkılmadan, güvencesizliğe sürülmeden, köylerimiz yok olmadan derhal Anayasa Mahkemesi ve Danıştay yürütmeyi durdurma kararı versin.”


