-
BIST 100
16119,15%-0,25
-
DOLAR
44,29% 0,00
-
EURO
51,29% -0,07
-
GRAM ALTIN
6650,41% 0,43
-
Ç. ALTIN
11186,94% 0,00
Orta Doğu’daki gerilim turizmi zorluyor
ABD, İsrail ve İran hattında tırmanan gerilim, Türkiye turizminin en önemli pazarlarından biri olan Orta Doğu’yu etkilerken, Nevruz rezervasyonlarında iptal sinyalleri gelmeye başladı.
Mustafa SARIİPEK
Orta Doğu’da ABD, İsrail ve İran arasında yükselen gerilim, küresel ölçekte birçok sektörü olduğu gibi turizmi de etkilemeye başladı. Türkiye için kritik öneme sahip olan bölgeden gelen turist trafiğinde yavaşlama dikkat çekerken, sektör temsilcileri süreci temkinli şekilde izliyor.
Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Bodrum Temsilcisi Yiğit Girgin, özellikle İran pazarında Nevruz dönemine yönelik rezervasyonlarda ciddi iptaller yaşandığını belirtti. Türkiye’ye her yıl yaklaşık 12-13 milyon turist gönderen Orta Doğu pazarında henüz büyük çaplı kayıplar yaşandığını söylemek için erken olduğunu ifade eden Girgin, ancak iptal sinyallerinin giderek arttığını dile getirdi.
EN ÇOK İSTANBUL ETKİLENİYOR
Başta İstanbul olmak üzere bağlantı noktası konumundaki destinasyonların bu süreçten daha hızlı etkilendiğine dikkat çekilirken, yaz sezonuna ilişkin rezervasyonların seyri ise belirsizliğini koruyor.
Türk turizm sektörünün geçmiş krizlerden edindiği deneyimle güçlü bir refleks geliştirdiğini vurgulayan Girgin, pandemi ve önceki bölgesel krizlerde elde edilen tecrübelerin bu süreçte önemli avantaj sağladığını söyledi. Türkiye’nin kriz dönemlerinde hızlı toparlanabilen destinasyonlar arasında yer aldığını hatırlatan Girgin, benzer bir sürecin yeniden yaşanabileceğine işaret etti.
NEVRUZ REZERVASYONLARINDA CİDDİ İPTALLER VAR
Sürecin henüz belirsizliğini koruduğunu belirten Girgin, sektör genelinde “bekle-gör” yaklaşımının hâkim olduğunu ifade ederek “Özellikle İranlı turistlerin Nevruz dönemine denk gelen rezervasyonlarının büyük ölçüde iptal edildiğini görüyoruz. Yaz sezonuna yönelik rezervasyon akışının nasıl şekilleneceği konusunda ciddi bir belirsizlik var. Arap coğrafyası, Türkiye için yıllık 12-13 milyonluk önemli bir pazar. Şu an bu bölgeden gelen rezervasyonlarda yavaşlama söz konusu. Büyük çaplı iptallerden bahsetmek için erken olsa da iptal sinyalleri alınmaya başlandı. İstanbul, bağlantı noktası olması nedeniyle bu durumu daha fazla hissediyor” diye konuştu.
TÜRK TURİZMCİSİ KRİZ YÖNETİMİNDE DENEYİMLİ
Türk turizm sektörünün krizlere karşı yüksek adaptasyon kabiliyetine sahip olduğunu vurgulayan Girgin, geçmiş deneyimlerin önemli bir avantaj sağladığını belirterek,
“Türk turizmi ne yazık ki krizlere alışkın bir sektör. Ancak bu durum aynı zamanda güçlü bir kriz yönetimi refleksi kazandırdı. Daha önce yaşanan ekonomik ve bölgesel krizler ile pandemi sürecinde edindiğimiz tecrübeler, bugün elimizi güçlendiriyor. Pandemi döneminde en hızlı toparlanan destinasyonlardan biri olduk. Hem sektör hem de kamu tarafında gerekli aksiyonlar zamanında alındı. Bu süreci de benzer şekilde doğru yöneteceğimize inanıyoruz" dedi.
TURİZM HUZUR VE BARIŞ ORTAMINDA BÜYÜR
Savaşın bir an önce sona ermesi temennisinde bulunan Girgin, turizmin doğası gereği barış ortamına ihtiyaç duyduğunu vurgulayarak, “Turizm, huzur ve barış ortamlarında gelişir. Bu nedenle hem bir sektör temsilcisi hem de bir vatandaş olarak savaşın sona ermesini istiyoruz. Öte yandan alternatif pazar arayışlarımız da hız kesmeden devam ediyor. Ege, Antalya ve İstanbul gibi destinasyonlarımız çatışma bölgelerine coğrafi olarak uzak konumda. Avrupa başta olmak üzere farklı pazarlarda Türkiye’nin güvenli bir destinasyon olduğu güçlü şekilde anlatılıyor” ifadesini kullandı.
Yiğit Girgin, sözlerine şöyle devam etti: "Almanya, Orta Avrupa ve İngiltere başta olmak üzere birçok pazarda tanıtım çalışmaları yoğunlaştı. Otel ve tur operatörleri aktif şekilde iletişim yürütüyor. Bakanlığımızın uzun süredir yürüttüğü GoTürkiye kampanyaları da bu süreçte önemli bir rol oynuyor. Etkilenip etkilenmeyeceğimizi net söylemek için erken olsa da, doğru stratejilerle bu süreci en az kayıpla atlatacağımıza inanıyoruz."


