BİLGEHAN BİLGE


ANTİKOR TEDAVİSİ

ANTİKOR TEDAVİSİ


Antikor tedavisi.

Kamuoyunda bilinen diğer adları ile antiserum tedavisi, panzehir tedavisi.

Kabaca, insan vücudunda hasar oluşturan virüs, bakteri veya diğer kaynaklı “antijen”leri nötralize etmek (etkisizleştirmek) amacı ile kullanılan tedavi protokolleri.

İlk denemeler 1800’lü yılların sonlarında başlamış. Aslında antik insanlık tarihinde iki bin yıl öncesine kadar uzanan bir geçmişe sahip.

Antikor tedavisinin temel prensibi şu:

İnsan sağlığını tehdit eden “yabancı” bir madde vücuda nüfuz ettiği zaman ki biz ona “antijen” adı veririz. Bünye o maddeyi bir an önce tanımlar, etrafını kuşatır, etkisiz hale getirir veya yok eder ve vücuttan atar.

Bu konuda en aktif rol oynayan moleküllere “antikor” adı verilir.

Antikorlar şehrin sokaklarına giren haydutların üzerine atılan ağlar gibidir.

Haydutun üzerine ağ atılır ve etkisiz hale getirilir. Daha sonra kasabanın şerifi gelip gereğini yapar.

Kitaplar dolusu tanımlanan bir dizi biyolojik sürecin olabildiğince basite indirgenmiş modeli budur.

Antikor tedariki:

Antijenin etkisiz hale getirilmesi için antikora gerek vardır.

Antikorlar tehdit ile karşı karşıya kalan organizmalar tarafından doğal süreç içerisinde üretilir.

Ama her zaman, her tehdit için, her organizma antijeni etkisizleştirmek için yeterli antikor üretemeyebilir.

İşte bu gibi durumlarda dışarıdan “uygun” antikor ihraç etme ihtiyacı hasıl olur.

Antikor tedavisi eksiğin dışarıdan tedarik edilmesidir.

Bu amaç doğrultusunda gereken “özgün” antikor ya mevcut kaynaklardan sağlanır. Ya da diğer organizmaların antikor üretmesi teşvik edilir. Bu ikisi doğal kaynaklardır. Ve nihayet bu antikorlar “sentetik” olarak da üretilebilir.

İnsanlık tarihi boyunca hastalıklar ve zehirlenmelerde antikor tedavisi oldukça yaygın ve işe yarar bir rol üstlenmiştir.

Mesela Kuduz ve Tetanoz tedavisi,

Mesela Difteri (Kuş Palazı) tedavisi,

Ve akrep, yılan zehirlenmeleri..

Günümüz tıp ilminde tedavi protokolleri içinde çok değerli bir yere sahiptir.

Mesela çağdaş tıp kanser tedavilerinde ve pek çok kronik hastalık tedavisinde bu yöntemi kullanmak ister. Bu ideal doğrultusunda günümüzde de binlerce deney ve çalışma modeli ile araştırmalar devam etmektedir.

Daha önce de dediğim gibi dışarıdan antikor tedarikinin üç kaynağı vardır.

1- Daha önce bu antijen ile karşılaşmış ve doğal bağışıklık kazanmış ve serumlarında yeterince antikor bulunan bireyler.

2- Vücutlarına önce antijen verilip daha sonra ürün antikor elde edilen bir nevi antikor fabrikaları. Ki bu üretim için çeşitli hayvanlar kullanılır. (At, sığır, maymun, domuz, fare vs.)

3- Günümüz teknolojisi ile temeli bir molekül olan antikorun laboratuvarda sentetik olarak imal ve üretimi.

Antikor tedavisinin dezavantajları ve avantajları:

En büyük dezavantajı üretimin zahmetli, uzun süreli ve maliyetinin çok yüksek olmasıdır.

Bunun dışında yan etkileri diğer tüm tedavi protokolleri ve bağışıklık sağlama amaçlı enjeksiyonlara nazaran çok azdır.

Kişiye özel doz ayarlaması yapılabilir.

Sadece hasta olana uygulandığı için . Kitlesel bağışıklık amaçlı enjeksiyonlarda karşımıza çıkan “kurunun yanında yaşda yanar” riski taşımaz.

Orta ve uzun vadede ortaya çıkan yan etkileri yoktur.

Kanserojen değildirler.

İnsan genomunda hasar oluşturmazlar.

...

Yaklaşık iki yıldır yaşadığımız bir virüs salgını var.

Tüm uyarılarıma rağmen yaşayarak öğrendiniz.

Bugüne kadar alınan tüm önlemler salgının hızında en ufak bir azalma sağlamadı.

Hatta önlemlerin büyük bir kısmı salgının daha da artmasına zemin oluşturdu.

Toplu bağışıklık iddiası ile üretilen ve uygulanan ürünlerin başarısızlığına tüm insanlık şahit oldu.

Bu ürünlerin erken yan etkileri öğrenildi ve yüzbinlerce insan bu yan etkiler nedeni ile hak etmedikleri hastalıklara sahip oldular. Orta ve uzun vadede beklenen potansiyel yan etkileri endişe ile bekliyoruz.

Hastalara uygulanan “ezber bozan” tedavi protokollerinin bir çoğu bırakın hastaya şifa vermeyi ,ölüm oranını arttırması nedeni ile terk edildi.

Ve hala “hayat kurtarıcı” bir tedavi uygulanmamakta.

İyileşen hastaların çoğu bu tedavi protokollerine rağmen hayatta kalmayı başaranlardır.

İşte bu tarihten itibaren dünya gündemine “antikor tedavileri” girecektir.

Basın, bilim insanları ve hükümetler “oldukça gecikmiş” bir şekilde “antikor tedavilerini” yeni bulunmuş gibi davranacaklardır.

Oysa salgının başından itibaren ilk yapılması gereken bu konuda adım atılmasıydı.

2020 yılında pek çok aristokrat, VİP ve devlet başkanının “antikor tedavisi” ile hastalığı hafif atlattığını biliyoruz.

Ama bu bilgi birdenbire kamuoyundan saklanmaya başladı.

Bu konuda hakemli dergilerde yapılmış araştırma ve yayınlar “geri çektirildi”.

Basın bu tedavi alternatifini adeta sansürledi.

Ama artık ilk olması gerekene sıra geldi.

Çocuk ve bebekler üzerinde de emellerine ulaşıp tatmin olduklarında “antikor tedavileri” pazarlanmaya başlayacak.

Ve sanki yeni bulunmuş, mucize ilaç şeklinde sık sık bu tedaviyi duyar olacaksınız.

İşte bu noktada yine “doğal şüphe” tüm bilim insanlarında öne çıkmalı.

Muhtemelen pazarlanacak olan “sentetik antikor” olacaktır. Nedir, ne değildir araştırmadan iddia sahibi olunmaması lazım.

Ama her şekilde yaşadığımız iki yıl boyunca üzerimizde yapılan uygulamalar kadar dramatik sonuçlar yaratma riski azdır.

Günümüzde bildiğimiz kadarı ile bu tedavi ülkemizde uygulanmıyor.

Dünyada ise çok “özel” merkezlerde çok “özel” hastalar bu şansa sahip.

Çünkü tedavide kullanılan antikorlar sadece hastalığı geçirmiş ve doğal bağışıklık kazanmış insanlardan elde edilebiliyor.

İzmir'de polis ekibine silahlı saldırıya ilişkin 13 kişi daha gözaltına alındı

Büyük Zafer’in 103. Yılı: 30 Ağustos’un Anlamı

Denizli Buldan’da Başlayan Orman Yangını Aydın Buharkent’e Sıçradı

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bu Vatanı Daha Güçlü ve Müreffeh Bir Ülke Hâline Getirmek En Büyük Vazifemizdir”

AK Parti'nin Sivrihisar ve Günyüzü kongreleri yapıldı

AK Parti İl Başkanı Albayrak’tan 30 Ağustos Zafer Bayramı Mesajı

Eskişehir’de Atatürk Caddesi’ne Konulan Dubalar Tepki Çekti: Maliyeti Dudak Uçuklattı

Bazı Taşınmazlar Eylül’de Özelleştirilecek

FTSO Üyelerine Enerji Verimliliği Desteği

Çiçek açınca ölen ağaç

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.Galatasaray 3 3 0 0 10 9
2.Trabzonspor 3 3 0 0 3 9
3.Göztepe 3 2 0 1 5 7
4.Konyaspor 2 2 0 0 6 6
5.Samsunspor 2 2 0 0 2 6
6.Antalyaspor 3 2 1 0 1 6
7.Fenerbahçe 2 1 0 1 2 4
8.Beşiktaş 1 1 0 0 1 3
9.Eyüpspor 3 1 2 0 -3 3
10.Gazişehir Gaziantep 3 1 2 0 -5 3
11.İstanbul Başakşehir 1 0 0 1 0 1
12.Alanyaspor 2 0 1 1 -1 1
13.Rizespor 2 0 1 1 -3 1
14.Kayserispor 2 0 1 1 -4 1
15.Kasımpaşa 2 0 2 0 -2 0
16.Gençlerbirliği 3 0 3 0 -3 0
17.Kocaelispor 3 0 3 0 -4 0
18.Fatih Karagümrük 2 0 2 0 -5 0