Dün Edirne'de İHA Edirne Muhabiri Koray Ustabaşı eline aldığı tüfekle 4 yavrusu olan bir anne köpeği katletti. Cansız bedenini sokak ortasında sürükleyip çöpe attı! Mesken mahalde ateşli silah kullandı. Gözaltına alındı! Adliyeye sevk edildi! Adli kontrol şartı ile bugün serbest bırakıldı.
Bir köpek kişisinin ölümüne , 4 yavrunun annesiz kalmasına, onlarca insanın korku ve dehşet yaşamasına neden oldu ve adliye çıkışı meslektaşlarına açıklama yaparak ;
-'Oğlumla ve köpeğimle yolda yürürken oğluma saldırdı. Yaralasaydı kim hesap verecekti?' dedi.
''Saldırdı'' aslında fiziksel bir temas yok yani köpek ısırmamış sadece havlamış.
''Yaralasaydı?'' yani yaralanma falan yok!
Olaydan sonra evine gitti, tüfeğini aldı, 2 sokak öteye döndü, köpeği vurup öldürüp çöpe attı ve bunu meşru savunma olarak savundu.
Ustabaşının hayvanların keyif için spor adı altında katledildiği avcılığa olan düşkünlüğü, vurduğu hayvanları övünerek anlattığı da kendisini tanıyanlarca ifade ediliyor. Yani spor adı altında başka canlıları öldürmekten keyif alıyor. Öldürmek ona göre hak. Hem de devlet eli ile desteklenen bir hak. Yani masum hayvanları öldürmeyi kanıksamış, normalleştirmiş ve bundan keyif alan bir psikoloji söz konusu. Dolayısı ile kendisinden başka canlılar ile empati yapmasını beklemek anlamsız olacak ama kendisine şu soruyu sormak istiyorum;
- Koray bey ; siz bu cinayeti, çocuğunuzu korumak için işlediğiniz bir cinayet olarak açıklıyor , kendi vicdanınızı ve kamu vicdanını bu şekilde ikna etmeye bu vahşeti haklı göstermeye çalışıyorsunuz.
Peki 4 yavrusu olan bu annenin , yabancıları onlardan uzak tutmaya çalışmaya hakkı yok muydu?
Siz sözde evladınızı korumak için onu öldürmeyi kendinizde hak görürken , onunda sizin gibi evlatlarını koruma iç güdüsü ile sadece havlamaya bile hakkı yok muydu?
Çok ciddi bir ısırma vakası olsaydı bile ( ki fiziksel hiç bir temas yok) belediyeyi aramak seçeneğiniz varken neden öldürmeyi seçtiğinizi kendinize sordunuz mu? Soracak mısınız?
Sahi siz bir avcısınız değil mi? Bugüne dek spor adı altında kaç masum can aldınız? Kaç tavşan, keklik, sülün, keçi, ceylan v.b. vurdunuz?
Siz ölüm kusan tüfeğinizi onlara doğrultmadan sadece bir kaç saniye önce , huzurla atan kalbiyle, sakince aldığı soluklar ile doğal ortamında beslenmeye , gezinmeye çalışan kaç can aldınız bugüne dek?
Onları vurduktan sonra ne hissediyorsunuz? Güç? Mükemmellik? Başarı? Tatmin? Zevk?
Neden? Hayatta size bu duyguları yaşatacak başka seçenekler yok mu?
Ben size bu soruları sordum. İster bana yanıt verirsiniz, isterseniz ve daha da iyisi bu soruları kendi vicdanınıza yöneltir bir yanıt arasınız. Vicdan er ya da geç insana en doğru yanıtı verir biliyorum.
İnsanlara bu olayı nasıl açıklarsanız açıklayın siz bir çok cana kıydınız. Kanun karşısında cezası olmaması ya da avcılık gibi yasal izne tabi olması tüm bunların ÖLDÜRMEK fiili olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Vicdan sahibi insanlar nezdinde siz müebbet ile mahkumsunuz! Ülkenin kanunları eksik belki ve adalet tecelli etmiyor. Lakin İlahi Adalet Bir Gün Mutlak Tecelli Edecek. Bir gün haksızlığa uğradığınızı düşündüğünüzde, hayat sizi büyük acılar ile sınadığında tüfeğiniz ile yaşam haklarına son verdiğiniz masumları hatırlayın olur mu?
Ülkenin Duyarsız Basınına Bir Çift Lafımız Var Elbette;
Olayın her yönüyle haber değeri olmasına karşın basın bu olayı şu saate dek tek satır görmedi!
Kaleminizin mürekkebi mi bitti?
Neden tüm medya sessiz?
Bu olayda sergilenen tutum bir mesleki dayanışma mı?
Bu da Türk basınının sınavı, gazeteciliğin ayıbı olarak yazılsın tarihe o halde...
Bir kaç basın mensubuna sorduk , neden diye?
Adliyeden çıkacak sonucu bekliyorlarmış haberi servis etmek için!
Köpeğin tüfekle vurulması haberdir.
Şüphelisinin gözaltına alınması ise fikr-i takip.
Adliyeye sevki fikr-i takip.
Çıkacak sonuç fikr-i takip.
Haberin oluşmasının ardından 2 haber geçmiş. Adliye sonucunu değil, mahkeme sonucunu bekleyin oldu olacak aylarca.
Hatta arzu ederseniz itiraz süreçleri de bitsin, ondan sonra servis edersiniz haberi ayrıntılarıyla.
İNSAN KÖPEĞİ ISIDRDI değerli basın mensupları! İNSAN KÖPEĞİ ISIRDI!


