Bu makaleyi sadece kayıtlara geçsin diye kaleme alıyorum.
Türkiye’nin gündemi malum.
O yüzden bu yazının içeriği bunca gürültü altında “davulcu yellenmesi” kabilinde kalacaktır.
...
Büyük çoğunluğunuz gibi internet üzerinden çeşitli videoları izliyorum.
Benim favorim “tarım” ile ilgili olanlar.
Ama oradan oraya sıçrarken bir ay kadar önce bir videoya denk geldim.
Bu yayını bir kenara not aldım.
Yunanistan televizyon kanallarından bir tanesinde yayınlanan bir haber-yorum programı.
Programın esas konusu:
“Türk televizyon dizilerinin Yunan halkı tarafından yoğun olarak izlenmesi ve bu durumun Yunan halkı üzerinde meydana getirdiği, getireceği kültür erozyonu.”
Programın konuğu Yunanistan silahlı kuvvetlerine mensup (muhtemelen emekli) üst düzey bir komutan.
İstihbarat, propaganda sorumlusu mudur nedir? Bilmiyorum.
Program boyunca bu asker, Türk dizisi izleyen Yunan halkına hem veryansın ediyor hem de uyarılarda bulunuyor.
Yukarıda Allah var, bu videoyu izledikçe gururum okşandı.
“Aferin lan bizim çocuklara” dedim.
Birbirine düşman olarak yetiştirilen iki ülke vatandaşları arasında “insani” bir köprü kurmuşlar.
Ve bu durumdan şikayetçi olan, bağırıp çağıran ise militarist bir ayrılıkçı.
Yayının bir anında bu adam ana konudan bağımsız öyle bir şey söyledi ki!.
Adeta donup kaldım.
“Yunan halkı Türk dizilerini ve dolayısı ile Türk TV kanallarını izliyorlar. Bu Türk TV kanalları aynı zamanda Corona reklamı yapıyor. Corona reklamı yapmak için para alıyorlar.” Dedi.
Türk TV kanalları Corona reklamı, propagandası yapmak için para alıyorlar!..
İddia bu.
Hangi Türk TV kanalları Corona yaygarası yapmak için para alıyor?
Bu parayı kim veriyor?
Açıklama yok.
Aslında lafı söyleyenin itibarı nedir ülkesinde? Bilmiyorum.
Esas konu Türk TV dizileri ve TV kanallarının kültür yozlaşması yapması iken arada geçen bu “para karşılığı corona propagandası” iddiası?
Aslında hiç kale almazdım.
Ama Türk TV kanallarının Ocak 2020 tarihinden itibaren yaptıkları yayınları düşündükçe içimde bir şüphe oluştu.
Tarafsız ve her fikir ve düşünceye kapılarının açık olduğunu iddia eden kanalların bu pandemi süreci boyunca tek taraflı yayın yapmaları, halkı panik ve endişeye sevk eden haber ve programları yoğun olarak kullanmaları akla geliyor.
İnsanın içinde bir şüphe büyüyor.
Bu Yunan üst rütbeli subayın dedikleri doğru olabilir mi?
Türk TV kanallarının yoğun bir şekilde Corona propagandası yaptığı doğrudur.
Karşıt görüşlere hiç yer vermeden belli bir yayın politikası ve propaganda yürüttükleri de doğrudur.
Ama tüm bu yaptıklarının “aptallık veya cahillik” değil de, para karşılığı yerine getirildiği ne kadar doğrudur?
İşte içimde büyüyen şüphe ve endişe bu.
Dediğim gibi bu bilgi bir kenarda dursun.
Kayıtlara geçsin.
