Hırsızlık yapana hırsız, tecavüz edene tecavüzcü, sapkınlık edene sapık, öldürene katil dedi diye yargılananların sayısı bu fiilleri işledikleri için ceza alanların sayısını aştı yurdumda. Bu suçlular ile aynı toplumda, aynı şehirde, mahallede, sokakta yaşamaktan bizi korumayanlar, konu faillerin kişilik hakları olunca, vicdanının sesini yükseltenleri adalet karşısına çıkarmakta gecikmiyorlar. Saygıdeğer adalet makamları peki biz bu faillere ne diyelim?
İşte bunu düşünürken aklıma bu kıssa geliverdi.
Aklıma geldi bir kıssa, herkes alsın bir hisse!
Bir köyde ateşli bir hasta vardır, kasabalı doktora getirir hastayı. Koca devletin koca doktoruna. Doktor hastaya fitil verir ve köye döndükleri gibi hastaya fitili anüsten vermelerini söyler köylülere. Köylüler tabi ‘tamam doktor bey’ diyip köye giderler. Köydeki herkese sorarlar, bilgelere bile, ama kimse anüsün ne olduğunu bilemez. Bu nedenle bir türlü ilacı da veremezler hastaya. Hastanın durumu da gitgide kötüleşmektedir. Bunun üzerine köylü, doktora, koca devletin koca doktoruna telefon etmeye karar verir ama kimse buna yanaşmaz.
Neyse durumun vehameti üzerine muhtar aramayı kabul eder. Bütün köylü toplanır santrale, muhtar arar, “biz ne yapacağımızı bilemedik dohtor bey” der.'Karşıdan doktor bir şeyler söyler, muhtar arkasına döner ve doktorun dediklerini köylülere söyler: “makattan verin dedi dohtor” der. Yine tüm köye sorarlar, komşu köylere birilerini yollayıp sordururlar, ama makat ne bilen yoktur yine. Hasta ise gitti gidecek, ateşler içinde kıvranıyordur fena halde.'
'İhtiyar meclisi toplanır, son çare, doktorun bir kez daha aranmasına karar verilir. Yine kimse aramak istemez doktoru. Nihayetinde yine biri kandırılır, telefonun başına geçer, ama 'dohtor çok kızacak çok!” diye de sızlanmaktadır.
'Sonunda telefonu açar, durumu anlatır, doktor bir şeyler söyler yine. Telefondaki köylü, yüzü allak bullak, arkasını döner: “çok kızacak demiştim; g… ne sokun dedi.” der.
Kusura bakmayın saygıdeğer adalet makamları biz bu suçları işleyenleri niteleyecek başka kelimeler bilmiyoruz.
Şair Can Yücel'in de dediği gibi ; 'bizde g…te g…t derler!'
