Yenidoğan çetesi vicdanımızda fe kalbimizde bir yara. Öyle değil mi? Torbacıları enselediler ama baronlar hala sahnede. Dokuz hastane kapatıldı. O dokuz hastanede alınlarının teri ile ekmeğini kazanan ve bu iğrenç işlerle ilgisi, bilgisi olmayan bin kadar sağlık emekçisi bir anda işsiz kaldı. Öyle değilmi? O kirli ve kanlı paranın %60'ını alan özel hastane sahiplerinin kılına dokunulabildi mi? Elbette hayır ve asla! Ve bir büyük felaket daha! Kartalkaya faciası! Yine yüreklerimiz yandı. Cehalet, ihmalkarlık, liyakatsizlik, vurdum duymazlık, hatır gönül, siyaset, politika kirli işleri.. Aklınıza ne gelirse hepsi insanımızı cayır cayır yaktı. İki büyük felaket, iki büyük facia... Ve nihayet iktidar akı ile boku ile tüm otel ve hastanelerde "denetime" başladı. "Abi bu sefer iş ciddi! Tedbirini al!" Haberi icraat başlamadan hemen önce yakın çevrelere ulaştırıldı. Bu ön ihbarı alan. Denetleme gelmeden. Ceza gelmeden bu haberi alan otelini, hastanesini kapattı. Kapatmayanlar yandı!. Bir örnek vereyim mi? Medikal Park Hastaneleri. Asıl sahibinin kim olduğunu bilen bilir. Sıkı denetim haberi Medikal Park gurubuna önceden haber verildi. Ve uygulamadan hemen iki gün önce Medikal Park Çanakkale Hastanesini önceden hiç bir uyarı, bildiri vermeden şak diye kapattı!.. Tüm çalışanları, uzman hekimler, hekimler, hemşireler, sivil sağlık çalışanları başı kesilmiş tavuk gibi ortada kaldı. Ve hala o pozisyondalar. Yaklaşık 200 ve üzeri sağlık personeli ve ailesi. Ve haklı olarak soruyorlar."Neden?" Yönetim diyor ki! "Bina depreme dayanıksız çıktı. O yüzden" Ama binanın depreme dayanıksız olduğu otuz yıldır biliniyor. İşin en dikkat çekici yanı ise şu! Adamlar hastaneyi kapatıyorlar. Ama binanın depreme dayanıksızlık raporu kapatıldıktan üç gün sonra tespit ediliyor. Özel işler bunlar. Yenidoğan çetesi gibi "ÖZEL İŞLER" bunlar.
