Türk Tıp camiasının içinden çıktığı bu millete bir özür borcu olduğuna inanıyorum. Tıp camiası derken sadece hekimleri kastediyorum. Bizim bir özür borcumuz var. Her şeyden önce Türk tabiplerinin büyük bir kısmının emekleri karşılığında "yetersiz" ücret alması halkın suçu değil!
Türk tabiplerinin büyük kısmının özel hastane sahipleri ve bölgesel siyasi parti temsilcileri tarafından "maraba" muamelesi görmesi de halkın suçu değil. Liyakat sahibi olmayan ama kompleks sahibi olanların yönetici olarak başa getirilmesi de halkın suçu değil.
Ama pandemi dönemi ile başlayan, yenidoğan skandalı benzeri toplumu derinden etkileyen sosyal depremler karşısında "suskun", "pısırık" "öngörüsüz" olmak özellikle Türk Tıp akademisi olmak üzere hepimizin suçu. Ve artık halk hiç birimize güvenmiyor. Ve haklılar. Artık içimizdeki çürükleri ayıklama zamanı gelmedi mi?
Ve özür dileme zamanı gelmedi mi? Bu kutsal mesleği bir avuç çürüğe, şarlatana, liyakatsiz siyasi parti beslemesine mi teslim edeceğiz?Ben şahsen dahlim olmadığı halde dahli olmayan tüm meslektaşlarım adına sizlerden özür diliyorum.Türk tıbbına ve tabiplerine güveniniz kaybolmasın, eksilmesin.