İstanbul
DOLAR18.5431
EURO17.7622
ALTIN971.09
M. DİLEK ÖZKAN

M. DİLEK ÖZKAN

Mail: [email protected]

İran'da Yaşanan Ayaklanmalar Devrim Getirir mi?

İran'da Yaşanan Ayaklanmalar Devrim Getirir mi?

Bir konu ne kadar haklı olursa olsun, bu haklılığı ispata erdirmek, yitirilmiş olan hak ve özgürlükleri geri kazanmak adına boşu boşuna kan dökülmesine karşıyım. 

Bunun bir klavye başından,güvenli bir yerlerden yazıp konuşanlarca, olayların ortasında,her türlü tehlikeye açık olanlara, her türlü tahrike hazır psikolojilere "gaz vererek" yapılmasına tümüyle karşıyım. 

Destek mi? Kışkırtma mı?

Bunun adı destek değil kışkırtmadır! Birilerinin savunduğu doğrular ispata erecek ve bu da onu savunmuş olmaktan dolayı tatmin yaşatacak diye, tahriklerle bu kaos ortamlarına sürdüğünüz bir çok insanın kanı dökülecek. Bir çok annenin bağrı yanacak! O esnada sokakta yürürken kafasına kurşun isabet eden adamın çocukları öksüz kalacak!

Bunlar olağan şeyler diyenler varsa, kendi ülkelerinde ekmek almaya giderken vurulup ölen çocukları kahraman ilan etmeyecekler!

Bu noktada tetikçilik yapanlara şunu söylemek isterim; "Sonuçtan ve zafer getireceğinden eminseniz, buna değer diyorsanız buyurun sahaya sizler de adlarınızi altın harflerle tarihe yazdırıp kahraman olun."

Kontrolsüz güç güç değildir! 

Evet özgürlük uğruna her türlü bedelin ödenmesine değer,  vazgeçilmez bir haktır. Peki ama bu bedeli ödemek neden sadece sokağa çıkan,harekete geçen genç insanların payına düşmektedir? 

Doğru kanalize edilmeyen, planlamayan, yönetilmeyen ve desteklemeyen birikmiş öfkeler ile devrim falan yapılamaz! Ancak kargaşa ve ayaklanma yaratılır ve olan baski rejimleri nedeniyle bir cok doğalını yaşayamamaktan ve haklarını kullanmaktan ötürü öfkesi yoğun,enerjisini atacak yer arayan, kanı kaynayan yaş grubuna olur!

Özgürlük her zaman eşitlik ve adalet kavramları ile birlikte anılan bir kavramdır. Bu bağlamda; sayın "gaz verici-haz alıcılar" Eşitliğe mi inanmıyorsunuz? Yoksa adil mi değilsiniz? Neden bilfiil sahalarda yoksunuz? Ve sadece olup biteni duyurmakla yetiniyorsunuz?

İran'da süren ayaklanma görüntülerine baktığımda gördüğüm yaş gurubu 18-45 hatta 45 bile değil. İran halkının orta yaş grubu ve üzeri neredeyse hiç yok. 

Çünkü; onlar devrim yapmanın nasıl sağlam bir altyapı gerektirdiğini, bir çok evresi olduğunu çok iyi biliyorlar!

Gözden Kaçmaması Gerekenler;

Ortadoğu ülkelerinde yaşanan ve yaşanacak rejim değişikliklerine dış dinamikler karar verir! Bunu göz ardı etmek aptallıktır! Kendiliğinden gelişen ayaklanmalara bile kısa surede müdahil olup etki ederek yön verdikleri bilinen bir gerçektir. 

Sözün özü; 10 tane gencin belindeki silaha davranmayan ve sadece jop ve şok aleti kullanan bir polisi kovalayıp dövmesini, bir alanda toplanmış 100 kişinin slogan atmasını devrim zanneden, bu görüntüleri izlerken bilinç altlarında baskıladıkları çok nedenli öfkelerini tatmin edenler var.

İsrail ve Amerika'nın tutumu ne olacak?

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi şu günlerde Amerika'da  ortayol ve uzlaşma için görüşmeler yapıyor. 

2015'te imzalanan nükleer anlaşma konusunda (ABD tek taraflı olarak anlaşmadan çekilmişti) Reisi, "İyi ve adil bir anlaşma olacaksa biz anlaşmaya varma konusunda ciddi oluruz. Anlaşmanın kesinlikle kalıcı olması gerekiyor. (ABD'nin anlaşmadan ayrılmayacağına dair) Garantilerin olması gerekiyor."  açıklamasında bulundu.

Yani İran hükümeti mevcut rejimin ve ona bağlı varlıklarını sürdürebilmek için ( yiğitliğie de kara çalmadan) mutlaka uzlaşmaya yönelik bir yol bulmaya çalışacaktır. Bu noktada A.B.D'nin ve İsrail'in İran'a yönelik planlarının içeriği yaşananların varacağı nokta için belirleyici olacaktır. Kişisel görüşüm A.B.D'nin ve İsrail'in İran'da er geç bir rejim değişikliği istediği ama bunun için en uygun şartları oluşturmaya çalıştıkları yönündedir.

Sonuç;

 Reisi ülkesine dönene dek muhtemelen güvenlik güçlerince protestoculara çok sert müdahale olmayacaktır. Bu ayaklanmaların gidişatı ve varacağı nokta asıl bu görüşmeler ardından şekillenecektir.

Tüm bunlara ek olarak İran'da yaşanan bu ayaklanmaların bir devrime dönüşmesinden ve kendi ülkelerinde yürüttükleri zorba rejimlerden  kötü politikalardan, ekonomik sorunlardan muzdarip haklara örnek olmasından endişe duyarak, İran hükümetine olayları en sert bicimde bastırması için direkt ya da dolaylı biçimde baskı kurmak isteyecek ülkeler de A.B.D'nin İran'a yönelik politikalarına kendi menfaatleri doğrultusunda etki etmeye çalışacaklardır. 

Kısacası olup bitenler göründüğü gibi değil. Abartıldığı kadar kahramanca sonuclar mı getirecek? Yoksa 2017 ve 2019 yıllarında da benzerleri yaşanan ayaklanmalar gibi sönüp gidecek mi?

Bunu Reisi'nin A.B.D. ziyareti dönüşünde önümüzdeki günlerde yaşanan olayların gidişatından öğreneceğiz.

Dileğim İran halkının 40 yıllık baskı rejiminden  kendi iradesiyle ve güçlü bir ittihat içinde mücadele ederek kurtulmasıdır. 

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar