BİLGEHAN BİLGE

Tarih: 18.04.2021 15:13

LABİRENT-II

Facebook Twitter Linked-in

Karanlık Labirent başlıklı yazımda haber verdiğim gibi:
“Vektör bazlı mRNA” aşılarının beklenmeyen ve erken bir yan etkisi tespit edildi.
Ve bu bilgi, ayrıntıya girmeden dünya kamuoyu ile paylaşıldı.
Bu aşıları olanlarda bu yan etkinin oranını henüz bilmiyoruz.
Ancak oran oldukça yüksek olmalı ki, bu aşıların kullanımı pek çok ülkede önce askıya alındı. Daha sonra da yasaklandı.
Tehlikeli yan etki: “ Kanda anormal pıhtılaşma oranında artma ve halk arasında ‘pıhtı atması’ olarak bilinen ‘tromboembolizasyon’ riskinde yükselme.” Olarak bildirildi.
Aşı olanlarda; beyin, kalp, akciğer başta olmak üzere hayati organlar ile kol, bacak gibi uzuv damarlarında pıhtı nedeni ile tıkanma riskinde artma olduğu ortaya konuldu.
Aşılama sonrası ortaya çıkan bu tehlikeli durumun hekimleri en çok endişelendiren kısmı ise: “Ne kadar süreceğinin” bilinmiyor olması.
Aşı olduktan sonra beyin damarlarınızın, kalp damarlarınızın veya akciğer damarlarınızın bir pıhtı nedeni ile tıkanma olasılığı riskinin ne kadar süreceği önceden kestirilemiyor.
Yani diyelim ki aşı oldunuz. Aşıdan üç ay sonra beyninize bu aşı nedeni ile bir kan pıhtısı atıp atmayacağınız garanti değil. Veya bir yıl sonra?
Bilim insanlarını “Bu aşıların zarardan çok faydası var!..” ezber sloganından vaz geçirecek kadar korkutan ve apar topar bu aşı uygulamalarının sonlanmasına sebep olan bu yan etki nedir?
Tromboembolizm hastalığı.
Bu hastalık kabaca: Vücudumuzda aşırı miktarda kan pıhtılarının oluşması, ve bu pıhtıların gerek oluştukları damarı, gerekse buradan koparak kan dolaşımı ile ilerleyip diğer organ damarlarını tıkaması durumu demektir.
Halk arasında bilinen adı ile: ‘Pıhtı atması’.
Bu hastalık çok mu önemli?
Evet. Çok önemli.
Çünkü insan ölüm sebepleri içerisinde ilk sırayı alan kalp krizlerinin sebeplerinden birisi bu aşırı pıhtılaşma bozukluğu. Her yıl 18 milyon insanın hayatını kaybettiği bir hastalık bu.
Ayrıca beyin damar tıkanıklığı ve akciğerlere pıhtı atması olarak bilinen hastalıklardan da her yıl yaklaşık 3 milyon insan hayatını kaybediyor.
Diğer organ damar tıkanıklıkları nedeni ile ölenleri, felç kalanları, sakat kalanları ve ömür boyu tedaviye ihtiyaç duyacak denli hastalık sahibi olanları saymıyorum bile.
Mevcut durumda bile bu korkunç rakamlar ve istatistiklerin üzerine bir de:
“Bu aşılar tromboembolizm riskini on kat arttırıyor.” Bilgisi karşısında dehşete düşmemek imkansız.
Bilim insanları yaşadıkları korku ve endişe de haklılar haklı olmalarına da.
Ben asıl bu gelişmeyi “hayret ve şaşkınlıkla” karşılamalarına şaşırdım.
Beklenmeyen bir yan etkiymiş?!..
Hadi canım sen de!..
Aşılar konusunda az çok mürekkep yalamış herkesin bildiği gibi “aşı, az çok aslını yaşatır.”
Yani aşı, orijinal virüsün insanda meydana getirdiği asıl hastalığı az veya çok taklit eden şikayet ve bulgulara sebep olur.
Temel bir bilgidir bu.
Çiçek aşısı geride küçük bir çiçek yarası bırakır, grip aşısı hafif grip bulguları ortaya çıkarır, döküntülü hastalık aşılarından sonra döküntü görülmesi nadir değildir vs..
Elbette Corona aşıları da orijinal Corona virüsünün insan vücudunda meydana getirdiği bir takım reaksiyonlara sebep olacaktır.
Mesela:
Corona virüsü insan vücudunda “en çok” hangi reaksiyona sebep oluyordu hatırlayalım.
Aşırı pıhtılaşma!..
İnsan vücudunda en çok hangi sisteme hasar veriyordu?
Kalp, damar ve dolaşım sistemine!..
Yapılan otopsilerde en çok dikkati çeken şey neydi?
Organlar içindeki kan pıhtıları!..
Öyle mi?
Öyle!..
Öyle ise bunda şaşıracak ne var?
Corona pıhtılaşma bozukluğu yapıyordu.
Ve bilim insanları Covid virüsünün hangi mekanizma ile aşırı pıhtılaşmaya neden olduğunu henüz net bir şekilde çözememişti.
Teoriler ve varsayımlar etrafında dönüp duruyorlardı.
Henüz orijinal virüsün neden ve nasıl kan pıhtılaşmasında artma yaptığı işi çözülmeden ve bu ölümcül durumun tedavisine yönelik özgün bir protokol ortaya konulmadan aynı yan etkiyi göstermesi “kesin ve beklenen” aşıları piyasaya sürdüler.
Aşıların orijinal virüs gibi kan pıhtılaşmasını arttırması “kesin ve beklenen” bir yan etkiydi.
Tıpkı diğer hastalıklarda kullanılan aşıların orijinal hastalığa benzer yan etkiler göstermesi kadar kesin, beklenen ve bilinen sebeplerden.
Asıl şaşırılması gereken bu aymazlık olmalı değil mi?
Aşı sonrası orijinal Covid-19 virüsünün yaptığı her tür etki gelişebilir.
Şimdilik pıhtıyı buldular.
Diğerlerini de zamanla keşfedip şaşırırlar (!) artık!
Şimdi yumurta çıkışa gelmiş tavuklar gibi telaş içerisinde bağırıyorlar.
“Bu aşıları durdurun!.. Aşılamayı askıya alın!..” gibi.
Milyonlarca insan aşılandı. Geçmiş olsun.
Peki şimdi ne olacak?
Bu işin üzeri bir şekilde yavaş yavaş örtülecek.
Çünkü bu büyük bir skandal.
Özellikle bu aşıları olan insanlar ortalığı birbirine katar Avrupada.
O yüzden bu konulara hiç girilmeyecek.
Ama dikkat edin özellikle mRNA aşısı yapılan ülkelerden başlamak üzere yoğun talep üzerine piyasada kan sulandırıcı ve kan pıhtılaşmasını önleyici ilaç kıtlığı başlayacak.
Bir aşı olana bir kan sulandırıcı.
Daha önce aşı olanlara bir süre kan sulandırıcı!..
Sizler,
Sakın bu ilaçlara tevessül etmeyin.
Yani yan etkileri en az o aşılar kadar tehlikeli olan kan sulandırıcı ilaçları doktorunuz tavsiye etmediği sürece ezbere kullanmayın.
Makul miktarda nar, zencefil, kızılcık, tarçın gibi bitkiler de aynı işi görür.
Şimdi gelelim sadede : Ben hala takipteyim.
mRNA aşısı olan ülke insanlarında bakalım daha ne gibi hastalıklar peyda olacak. Önümüzdeki yıllarda kanser ve genetik hastalıklar hangi seviyelere çıkacak ve ayrıca kan pıhtısı atması sebebi ile kaç milyon fazla insan hayatını kaybedecek.
Üzücü bir takip ama.
Dr.Bilgehan Bilge 18.04.2021

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —