Minicik kalbi gördüklerine dayanamıyor ve çaresizce en çok güvendiğine soruyor bir umut 'Baba Yavruyu Bile Mi Kurtaramayız Ölmeden...? '
Babacığın ne dedi? bu yaşadıklarını sana nasıl açıkladı bilmem ama, KURTARAMAZSIN ÇOCUK...! Buna senin için dünyaları yerinden oynatacak babanın da gücü yetmez.
Bu ülkenin siyasi kültüründe, bu ülke bürokratlarının siyaset anlayışı ile, hayvana bakış açıları ile ne İNSAN ne de HAYVAN hiç bir YAVRUYU kurtaramaz ona güvenli bir yaşam ve gelecek veremezsin.
Göz yaşlarına kurban olduğum çocuk... Biz büyüklerin olarak 20 yıldır kurtarılmaya ihtiyaç duymayacakları bir dünya için mücadele ediyoruz. Birilerinin kendilerini kurtarmak için kurduğu siyasi ve politik rant duvarını hala aşamadık! Başkalarının bu yavrular üzerinden çıkar sağlamak için kazdığı kuyulara düşüp duruyoruz. Onlar senin billur damlayan gözlerine acımazlar! Tıpkı bizim emeklerinize ve yaşatmak için yaşamadan tükettiğimiz ömürlerimize acımadıkları gibi... Tıpk meclis kürsülerinden gülücükler ve alkışlar saçarak bu zulmü kanunlarla desteklerken acımadıkları gibi...
Çok üzgünüm çocuk... Döktüğün her damla göz yaşı her iki cihanda da boynuma- boyunlarımıza vebal olacak biliyorum.
Kötülerin hadsizliği ve iyilerin sessizliği ülkelerinde, yaşam hakkına saygı kültürü olmaz. Bencillik olur, hırs olur, azgınlık olur. Böyle coğrafyalarda masumiyet hep ölür ve öldürülür, çocuklar hep ağlarlar. Coğrafya gerçekten kader(sizlik)tir çocuk...
Gördüklerini hiç unutma yavrum. Affetme bizi! Yaşadığın bu çaresizliğin, bu acının hesabını hepimizden sor!
Ve ne olursa olsun sen iyi ve vicdanlı kal. Döktüğün o gözyaşları hem utancımız hem umudumuzdur.