M. DİLEK ÖZKAN

Tarih: 04.05.2021 14:57

HARİÇTEN GAZEL ATMAK YASAK !

Facebook Twitter Linked-in

Aman Allah'ım gözlerimiz yaşardı!

Hayvan hakları konusunda meğer ne duyarlı, ne hassas ve araştırmacı bir basınımız varmış!?

Bir çoğu ömrü boyunca tek bir hayvanın başını okşamamış ya da hayvan sevgisi sadece kendi baktığı birkaç hayvanla sınırlı, bırakın hayvanların yaşam hakları için mücadele etmeyi bu ülkenin hayvan hakları mücadele geçmişi hakkında tek satır bilgisi olmayan, elinde bu ülkedeki hayvan hakları ihlalleri ile ilgili 2 satır istatistik bile olmayan, tüm çağrılarımıza bildirilerimize rağmen, geçmişten bu güne yapılan hayvan hakları eylemlerini kamuoyuna duyurmak için iki satırlık haber yapmamış, bu hareketleri tirajı yok diye yazıp yayınlamamış, bu ülkenin aktivistleri, hayvan hakları sivil toplum kuruluşları '' ÖLÜM YASASI YOLDA SESİMİZ OLUN'' diye feryat ederken, ''17 yıldır kısırlaştırma görevlerini yapmayan, paraları festivallere oluk oluk harcarken , bakımevlerinde 10 tane hayvanı açlık ve pislik içinde ölüme mahkum eden belediyeler bu ülkenin hayvan hakları sorununun ana sebebidir, hayvana zulümün baş sorumlusudur, sokaktaki hayvan popülasyonunun en büyük nedenidir'' diye feryat figan seslerini duyurmaya çalışırken üç maymunu oynamış, bizler ülkenin tüm medya ve basınına mailler atarak, sosyal medyadan ulaşarak açıklamalar yapıp, belgeler gönderip destek isterken, gazetecilik anlayışı iktidarlar ve muhalefetler arasındaki savaşlarda '' hem nalına hem mıhına '' vurmaktan öteye geçmeyen, olsa olsa bir nal yada mıh kadar konuya duyarlı kiralık zihinleri ya muhalefete , ya iktidara yaranma planları ile meşgul , kalemi yaranmayı başardıklarına mecbur basın, nedeni belirsiz bir köpek saldırısını günlerce büyük bir zevkle haber yaparken, Van Çaldıran'da cinsel organları kesilip, işkence edilerek katledilen 70 köpeği günlerce manşete taşımadı.

Daha bir iki gün önce zavallı bir kediyi kıstırıp bayıltana dek döven iki çocuğu haber yapmadı. 13 yaş sınırına inen şiddeti ve bu şiddet vakalarını önlemek için bu toplumun kültürel gelişimine nasıl katkıda bulunuruz? Diye bırakın basın mensubu olmayı bu ülkenin vatandaşı olarak bile dertlenmedi.

Binlerce hayvanın doğalarına aykırı şartlarda hapsedildiği hayvanat bahçelerini, esir tutuldukları havuzlarda çıldıran yunusları, mezbahalarda kanuna aykırı biçimde katledilen gebe düveleri, sokak hayvanlarını deneylerde kullanan ahlaksız fakülteleri ve işbirlikçi belediyeleri, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın duyarsız ve yetersiz hatta hayvan düşmanı tutumunu, av turizmi adı altında canları yabancılara peşkeş çekilen ve nesilleri tükenen masum hayvanları, merdiven altı hayvan üreticilerini, köpek dövüş mafyasını, gümrüklerde el konulan ve ölüme terk edilen hayvanları, petshoplarda mal gibi alınıp satılan ve bu çark dönsün diye (ruhsatlı ya da ruhsatsız) rezil üretim hanelerde yılda 3 kez doğurtulan masumları gündemine almadı.

30 yılı aşkın süredir bu ülkede hayvan hakları mücadelesi veren ciddi stk'ları bilmeyen ama evinde kedisi, köpeği var diye hayvan sever sandığı bazı ünlüleri, popüler olanı faydalı ve doğru olan sanacak kadar sığ ve bilgisiz olan, hayvan severliği belediyelere mama dağıtmaktan öteye geçmeyen, işi gücü iktidara ve siyasi partilere yalakalık olan, reklamı çokça yapılan bazı sözde dernek ve federasyonları gerçek hayvan sever sanan basın ve medya bugün 978 At kişisi İ.B.B. sorumluluğundayken ortadan kaybolduğu için NEREDE BU HAYVANSEVERLER? Diye bizlere KÜSTAHÇA hesap sormaya yelteniyor!

Yine aynı basın ; İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin satın aldığı 978 atın kayıp olduğunu ve bu atlardan 224'ünün dağıtıldığı yerlerde bakımsızlıktan öldüğü İ.B.B. Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından duyurulunca yeni bir nala-mıha vurmaca partisi daveti almış gibi ellerini ovuştura ovuştura klavye başına geçmişler, adeta salyalar saçarak ''NEREDE BU HAYVAN SEVERLER; HAYVAN HAKLARI DERNEKLERİ?'' diye çemkiriyorlar! Meğer ne duyarlı ne de hayvan sever bir basınımız varmış !!?

Yaptıkları bir hayvan ısırdı haberi yüzünden onlarca hayvanın halk tarafından zehirlenerek öldürülmesine neden olan reziller bugün kalmış bize hesap sorup atarlanıyorlar!

Bu ne duyarlılık gözlerimiz yaşardı !

Hayvan haklarına bu denli hassas ve duyarlısınız madem hadi önden buyurun. Hayvan Haklarını savunmak kimsenin tekelinde değil ki . Sizi tutan mı var? Bırakın basın mensubu olmayı ‘’ VİCDAN SAHİBİ YAŞAM HAKKI BİLİNCİNE ERMİŞ İNSANLAR’’ olarak katılın bu cepheye . Fas'tan başlayıp Hipodromlara , Adalara ve sonunda belki bir mezbaha, belki bir mama fabrikası belki de Irak' a kadar uzanan bu kayıp atları bulma yolculuğuna birlikte çıkalım. Kurumları, makamları, mühim şahısları, bu işlerin mafyasını , aracıları, birlikte karşımıza alalım. Bu kirli çarkın her tekerine birlikte çomak sokalım. Var mısınız?

Hadi konuşturun araştırmacı gazeteciliğinizi, basın, yayıncılığınızı da alem basının ve basın mensubunun gücünü görsün! Yok öyle sosyal medyadan hayvan severe, yaşam hakkı savunucusuna, aktiviste nerdesiniz? diye höykürmek!

Hariçten gazel atmak YASSAK HEMŞERİM!

Siz bu ülkenin kendi sağlıklarını , canlarını, işlerinin, eşlerini, aşlarını hiçe sayarak, 30 yılı aşkın süredir savunmaya ant içmiş , sizin adını bile bilmediğiniz yerlerde , korkunç acılar içinde hayvanların esir edildiği bakımevlerini didik didik gezmiş, kucağında yüzlerce masumun can verdiğine şahit olmuş, ruhunun her parçası, yitip giden bir masumun hayatı ile tükenmiş, yaz kış demeden sahanın çamuruna batmış, gerektiğinde hükumetleri, makamları karşısına almaktan , başını derde sokmaktan çekinmeden, gözünü budaktan sakınmadan sesini yükseltmekten korkmamış , arkasında maddi manevi hiç bir güç olmadan mücadele etmeyi kendine misyon edinmiş , bunu da lütuf olarak değil insanlık borcu olarak benimsemiş gerçek yaşam hakkı savunucularına HESAP SORACAK SON KESİM BİLE DEĞİLSİNİZ!

İster iktidar yanlısı , ister muhalefet yanlısı olun , gerçek gazetecilik ile ilgisi olmayan , kaostan, yalakalıktan, magazinden, yandaşlıktan, yalandan beslenen o zavallı hesapçı zihinlerinize bunu iyice sokun;

Biz SİVİL TOPLUM NEFERLERİYİZ! GÖNÜLLÜYÜZ GÖNÜLLÜ! Yani sizin gibi tiraj, kişisel kariyer kaygısı, millet vekilliği hedefi, maddi hesaplar v.s. yapmıyor sadece ve sadece kendisinden başka canlıların da bu dünyada eşit yaşama hakları olduğunu bilen, hayvanların insanlar sömürsün diye yaratılmadığının bilincine ermiş ve bunu korumayı savunmayı kendisine misyon edinmiş GÖNÜLLÜLERİZ. Aramızdaki ayrık otlarının da farkındayız elbette. Sizlerin sırf adı sık duyuluyor diye, ünlü ya da statü sahibi diye hayvan hakları savunucusu sandığınız , bu misyonu küçük düşüren yalakaların, maddi çıkar peşindeki sözde hayvan severlerin, sorunları köklü çözmek için kurumsal bazda mücadele etmek yerine gündelik çabalarla STK’cılık oynayarak popüler olan ve isim yapanların da farkındayız. Tıpkı sizlerin içinde yer alan gerçek gazetecilerin, hakikati ne olursa olsun yazmaktan çekinmeyen, destek isteyenin sesine mikrofon uzatan, derdini kaleme alan, ekranını açan, olayların üzerine cesaretle giden medyanın ve basın mensuplarının farkında olduğumuz gibi. Onları sonsuz saygı ve sevgilerimle bu yazıdan tenzih ederim.

Şimdi siz kaoscanlar;

O satılmış , o güdümlü kalemlerinizi bizden uzak tutun! Destek vermeye cesaretiniz yetmez, bari köstek olmayın!

SİZİ UTANMAZLAR ORDUSU SİZİ! SİZİ İŞGÜZARLAR TAYFASI SİZİ! HADDİNİZİ BİLİN HADDİNZİ!


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —