Menü Türkiye'nin Son 48 Saati, Değişen Dünya'nın Dijital Habercisi, Tıklayın Haberiniz Olsun!  Son 48 Saat com
BİLGEHAN BİLGE

BİLGEHAN BİLGE

Tarih: 06.05.2021 14:08

DİNLİYORUM. GÖZLERİM KAPALI ŞİLİ:

Facebook Twitter Linked-in

Yetişkin nüfusunun tamamının aşılamasını bir ay önce bitiren Şili.

Güney yarı kürede yer alan bir ülke. Yani yaz aylarını yaşıyor. 

Dünyanın  tenha ülkelerinden birisi.

Maske kullanım oranı %92

Tüm bu avantajlarına rağmen.

Salgında çok ciddi bir ikinci dalga yaşıyor!..

Geçen hafta ülke son bir yılın en yüksek vaka sayısına ulaştıl ve nüfusa göre en fazla hasta sayısında ilk on’a girdi.

İSRAİL

Yetişkin nüfusunun tamamının aşılamasını bir ay önce bitirdi.

Yoğun nüfuslu bir orta doğu ülkesi.

Maske kullanım oranı %70 lerde.

Salgın son bir aydır nerede ise söndü. 

Salgın ve aşılanma oranı arasında bu iki ülkeyi kıyaslayarak bir korelasyon kurabildiniz mi?

Kuramadınız değil mi? 

Kuramazsınız da zaten.

İNGİLTERE

Bu ülkede ikinci dalga inanılmaz derecede uzun sürdü.

Çok uzun süre kapandılar. Kapanmalara rağmen günlük vaka sayısı 30 binin altına inmedi. Hatta son kapanma öncesi günlük 70 binlere kadar yükseldi.

Ülkede maske kullanımı devlet önerisi ve zorunlu değil. Maske kullanma oranı %50’yi geçmiyor.

Bu arada İngiltere nüfusunun %50’sini aşılamayı başardı.

Ve vaka sayısı nerede ise iki hafta içerisinde 70 binler seviyesinden keskin bir şekilde önce 5 binlere ve günümüzde 2 binlere kadar düştü.

FRANSA, ALMANYA, İSPANYA

Bu ülkeler İngiltere’den çok daha önce, çok daha sıkı ve çok daha uzun kapanma periyodları yaşadılar.

Her kapanma sonrası vaka sayıları daha da yükseldi.

Maske devlet önerisi ve belli alanlarda zorunlu. Kullanma oranı %58-80.

Aşılama konusunda ortalama yetişkin nüfusun %70’i aşılanmış durumda.

Ama her üç ülkede de vaka sayısı istenilen seviyelerde değil ve bir türlü düşmüyor.

Salgın ve kapanma tedbirlerinin işe yararlılığı ile ilgili net bir korelasyon kurabildiniz mi?

Kuramadınız değil mi?

Kuramazsınız da.

HİNDİSTAN

Ben salgının başlangıcında bu ülke yani Hindistan, Pakistan, Bangladeş ve Endonezya kırılır gider diye bir tahminde bulunmuştum.

Ama Hindistan daha bir ay önce dünyaya örnek gösterilen bir ülkeydi. Beni şaşırttı. Diğerleri de.

Başarılı salgın kontrolleri ve tedbirleri ile ilgili haber programları yapıldı.

Halkın %98’inin maske kullanması başarılarının temel sebebi olarak örnek gösterildi.

Daha fazla tedbir aldılar.

Yetişkin nüfusun %30’unu aşıladılar.

Buna rağmen,

Ama birden bire salgın kelimenin tam anlamı ile patladı. En kötü sıralamasında 53. Sıradan 2. Sıraya yükseldiler.

İZLANDA, NORVEÇ, FİNLANDİYA, İSVEÇ

İsveç nerede ise hiçbir tedbir almadı.

Diğer İskandinav ülkeleri ise Avrupa ile kıyaslandığında “göstermelik” tedbirler aldılar.

Tüm bu ülkelerde maske kullanım oranı %1-3

Bu tür virüs salgınları için çok elverişli olan sert bir kış geçirdiler.

Aşılamada nüfuslarının %20-25’i oranına yükseldiler.

Salgın bu ülkelerde “nezle” kadar hasar yaratmadı.

İsveç dışında (en kötü 28. ülke.) Diğer ülkeler nerede ise steril.

ÇEKYA

Maske’nin başkenti.

Nüfusunun %100’ü maske kullanıyor.

Avrupa’nın en sert izolasyon, karantina ve kapanma tedbirleri uygulayan ülkesi.

Olabildiğince tenha bir ülke.

En büyük şehri 1.2 milyon nüfuslu başkent Prag.

Yani metrobüs, labelap kongreler, taziyeler, düğünler falan yok.

Aşılamada da en az İskandinav ülkeleri kadar başarılılar.

Ama salgının başından itibaren kırıldılar. 

Nüfusa göre en fazla hasta sıralamasında ABD, Brezilya, Hindistan’ı bile geride bırakarak 1. Sırada lider durumdalar.

Ve yukarıdaki tüm örneklere bakarak siz maske kullanımı ile hastalık arasında hala bir korelasyon kurabiliyor musunuz?

Kuramazsınız.

Dikkat ederseniz sizlere 10 kişi , 100 kişi üzerinde yapılmış gözlem ve sonuçların analizinden bahsetmiyorum.

Yüz milyonlarca insanın son bir yıl içerisinde farklı coğrafyalar ve farklı salgın tedbirleri karşısında elde ettikleri sonuçları bildiriyorum.

Elimde bu kadar zengin ve uzun süreli veriler olmadan. Yaklaşık 14 ay önce de söylediğim gibi.

Bu tür bir virüs salgınından

Maske takarak kurtulamazsınız. Tam tersi bulaşma hızını arttırır, üstelik hastalığı çok daha ağır geçirirsiniz.

Sosyal mesafe uydurma bir kuraldır. Hiçbir işe yaramaz. Sadece sosyal kargaşa ve psikiyatrik sorunlar yaratır.

Kapanma tedbirleri çok sıkı olarak uygulanırsa sadece salgının geçici olarak hızını keser. 

Ancak çok ağır ekonomik faturası olur. Toplumu fakirleştirir. Sosyal çözülme ve sivil itaatsizliğin fitili olur.

Aşılama tamamen bir muammadır. Faydasından çok zararı olup olmadığı araştırılmadan milyonlarca insana uygulanması doğru değildir.

Başarı olarak kucağımıza konulan bu önlemlerin işe yaramadığı ayan beyan ortada. Zaten işe yaramayacağı bütün tıp kitaplarında..

Peki insanlık ne yapmalı?

Hekimler insanları sağlıklı beslenmeye yöneltmeli. Temiz hava ve doğrudan güneş ışığının kişisel bağışıklık konusunda ne kadar değerli olduğu topluma anlatılmalı.

Devlet hem taze sebze, meyve, et ve süt ürünlerine halkın ucuz olarak ulaşabileceği sübvansiyon politikaları geliştirmeli. Hem de halkta bağışıklık sistemini çökerten korku, panik ve endişe yaratan yayınlara izin vermemeli.

Bilim insanları aşı propagandası yapacaklarına bu hastalığın tedavisini mükemmelleştirecek yöntemler ve tedavi protokolleri geliştirmeli.

Sağlık merkezlerinin ihtiyaç duyulan birimleri dışında dezenfektan kullanımı yasaklanmalı.

Ne kadar basit değil mi?

Şimdi siz de benim gibi gözlerinizi kapatıp. Doğru ve olması gerekenleri düşünün, hissedin.

Not: İnternetin olmadığı bir yerdeyim. Yorumlarınıza cevap veremeyebilirim. Şimdiden kusura bakmayın lütfen.

Dr.Bilgehan Bilge


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —