BİLGEHAN BİLGE

Tarih: 25.06.2021 13:33

TEŞEKKÜR VE GURURLA

Facebook Twitter Linked-in

Bizim meslekte vücut yaş ilerledikçe eller, dizler, omurga ve ayaklar yavaş yavaş isyan etmeye başlar.
Bizim meslek dediysem cerrahlar dışındaki diğer hekim arkadaşlar üzerlerine alınmasın.
Cerrahi branşlar harici hekimlerin de elbette vardır bir mesleki tıbbi derdi.
Ama cerrahlar gerçekten çabuk yıpranırlar.
Eğer ellili yaşlarınıza gelmeden bir üniversiteye kapağı atarsanız yaşadınız demektir.
Yaşınız ve tecrübeniz gereği doçent veya profesör olduğunuzda artık üzerinizdeki fiziki yük yavaş yavaş azalır.
Artık sizin yerinize işin “amelelik” kısmını genç cerrahlar ve cerrah adayları yapmaya başlar.
Ve egoist ve çıkarcı bir hoca değilseniz.
Ve bilgi ve birikiminizi öğrenicileriniz ile erkenden paylaşma erdemine sahipseniz sizi uzun, gururlu, mutlu mesleki yıllar bekler.
Cerrahi emekçi tüm bu konfora sahip olsa bile içinde uyuyan bir aslan yatar.
Nadir olmayarak bir bakarsınız 50, 60, 70 yaşındaki cerrah 8-9 saatlik ameliyatları “ıh” demeden bitiriverir.
Buraya kadar yazdıklarım bir girizgahtan ibaret.
...
Geçen hafta ameliyat oldum.
Ameliyat derken aklınıza bayin kanaması, akciğer kanseri, kalp nakli , böbrek transplantasyonu gibi adını hak eden bir ameliyat gelmesin.
Her iki el bileğimde sinir sıkışması vardı ve o sıkışan sinirleri özgürleştirici bir ameliyat geçirdim.
Ameliyat küçük ama!..
Hasta büyük!..
Hasta nevi şahsına münhasır bir cerrah. Üstelik beyin cerrahı.
Yani sanatı icrası için el becerisini kullanan birisi.
Adamın ellerini çalıştıran sinir lifleri üzerinde yapılan bir ameliyat bu.
En ufak bir hata!...
Haydi geçmiş olsun!.. Denilemeyecek kadar yoğun bir ızdıraba sebep olur.
Yani operasyon büyük.
Sorumluluk ağır.
Ben bugüne kadar on iki hekim arkadaşımı ameliyat ettim.
Üzerine bir tanem ağabeyimi ameliyat ettim.
Ve hayat arkadaşım eşimi.
Ağır iştir.
Ağır sorumluluktur.
İşin esası her cerrah için hastası onun eşi, ağabeyi, anası, babası ve hatta çocuğu kadar değerlidir.
Ama?
!..
Dediğim gibi ağır iştir.
Bir cerraha neşter çalmak çelik gibi sinir ister.
İşte benim ameliyatımı yapan cerrahlarda bu çelik gibi irade vardı.
Çelik gibi bir irade, mükemmel yetenekli parmaklar, o işin tecrübesi ve pamuk şeker gibi bir vicdan.
Bir cerrahın sahip olması gereken dörtlü.
Onların yerinde çok oldum.
Ama o an onların yerinde olmak istemezdim.
Ve her iki meslektaşıma müteşekkirim.
Ama önce.
Esenyurt Esencan Hastanesi Cerrahi Bölümler sorumlusu uzun süre başka merkezlerde dağları sırtladığım Pervin MERAKLI sana çok teşekkür ederim.
Esenyurt Esencan Hastanesi Ameliyathane profesyonellerine zaten minnet borcum var. Hepsine çok teşekkür ederim.
Ve gelelim sevgili arkadaşlarıma.
Ağabey dedikleri bu yaşlı kurt’un ellerini eski gençliğine kavuşturdukları için.
Bu ağır sorumluluğu sırtlarına yükleyip arzulanan menzile kusursuz ulaştırdıkları için,
Müteşekkirim.
Bu onlara yetmez.
Onlarla Türk cerrahisi adına gurur duyuyorum ve gururluyum.
Sevgili meslektaşım, branşdaşım Nöroşirurji uzmanı Op.Dr. İlker ÜNLÜ,
Sevgili meslektaşım, sevgili arkadaşım ve dostum Ortopedi, El ve mikrocerrahi uzmanı Op.Dr.Serkan HEZAR.
Çok teşekkür ederim.
Bu iki ismi unutmayın.
Bir kenara not edin.
Ben geldim gidiyorum.
İleride ihtiyacınız olduğunda kendi kendinize şöyle deyin. “Bilgehan hocanın şifa için kendini emanet ettiği cerrahlar bunlar.”
Daha ne diyeyim.
Dr.Bilgehan Bilge

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —