BİLGEHAN BİLGE
Tarih: 25.06.2021 14:25
NEDEN ÖLDÜK ACABA?
'Görsel rahatsızlık verici. Biliyorum. Can acıtıcı. Onu da biliyorum. Benim canım çok yanıyor. O yüzden size verdiğim rahatsızlık için özür dilerim.'
Covid-19 salgını, pandemisi nedeni ile yaklaşık iki yıl içerisinde üç milyon yedi yüz bin insan hayatını kaybetti.
Dünya resmi verileri böyle.
Dünya Sağlık Örgütü ve bağımsız araştırma şirketleri böyle söylüyor.
Bu konuda hiç polemiğe girmeyeceğim ve girmem de.
Benim sıradan bir dünya vatandaşı olarak merak ettiğim başka şeyler var.
Covid hastalarının karga tulumba entübe edilerek, suni solunum cihazlarına bağlandığı bir dönem var.
Bu konuda ağlaya ağlaya açıklama yapan ve özür dileyen İngiliz hekim hala gözlerimin önünde.
“Öncelikle hastalığa yakalanan meslektaşlarımızı “abartılmış bir ihtimam ile” entübe ettik.
Solunum cihazlarına bağladık.
Meğer bu tedavi yöntemimiz onları hak etmedikleri bir ölüme sürüklemiş.”
Bu ifadenin hemen arkasından “abartılmış entübasyonun” Covid-19 hastalarında %67 gibi yüksek bir ölüm sebebi olduğu arka arkaya bilimsel araştırma sonuçları ile dünya kamuoyuna bildirildi.
Meğer hastaların büyük bir çoğunluğuna oksijen maskesi takmak daha pratik, faydalı ve komplikasyonsuz bir uygulamaymış.
Bu itiraf ve ifşa dan hemen önce benim ülkem “suni solunum cihazı” bulunduran tıbbi malzeme tedarikçilerinin ofislerini, depolarını basıp ilgili tüm ekipmana el koymuştu.
Ve ayrıca babayiğit iş adamları bir müjde vererek bu cihazları üretecek tesisler kurduğunu ilan etmişti.
“Abartılmış entübasyon!.” hatası nedeni ile kaç kişi öldü kardeşim?
%67’si ölmüş diyor gavurlar.
Biz de kaç vatandaş öldü?
Bu konuda bir açıklama gördünüz mü? Duydunuz mu?
Ateş düştüğü yeri yakar. Sorun bakalım Covid-19 nedeni ile anasını, babasını, evladını kaybeden insanlara!..
“Bütün dünya böyle, kaderinize razı olun.” Diyecekler ve onlarda kayıplarının acısını kalplerine gömecek.
Hidroksiklorokin diye bir ilaç icat ettiler. Aslında icat etmediler.Ayda yılda bir sıtma hastalarına veya nadiren romatizma hastalarına verilen gariban bir ilaçtır o.
“Hem hastalığa karşı koruyor, hem de hastalığı iyileştiriyor!..” Diye ortaya bir fasık attılar.
Sorup, soruşturmadan tıp profesörleri bile bu ilacı kullandı.
Millet avuç avuç yutmaya başladı.
Ama bir yıl önce ortaya çıktı ki!
“Covid hastaları için bu ilaç adeta zehirmiş.
Covid virüsü ile bu ilaç bir araya gelince sonuç kaçınılmaz bir şekilde ölümmüş.”
Adamlar,gavurlar araştırıp buldu.
Dediler ki! “ Bu ilaç ile Covid bir araya gelince ölüm %68 oranında artıyor.”
Biz elbette gavurlara inanmadık.
Uyarı sonrası tam bir yıl bu ilacı Covid hastalarımızda kullandık.
Nasıl kullanmayalım arkadaş.
Hidroksiklorokin mucize ilaç deyince eczanelerde raflarda çürüyen bu ecza yok satmaya başladı.
Sağlık bakanlığı bu mucize ilacı piyasadan toplattı. Devletin depoları bu ilaç ile doldu.
Üstüne bir de bu ilacın fabrikasını açtık.
Fabrika açılışına Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sağlık Bakanımız bizzat katıldı.
Sevgili medyamız ve sevgili gazete köşe yazarlarımız havai fişekler attı.
Milyonlarca tablet bu ilacı ürettik.
Hastalarımıza yüz binlerce tablet bu ilacı yutturduk.
Sonra bir de baktık ki Covid hastaları için bu ilaç ölümcülmüş.
Haydi buyur buradan yak!..
Dünya vaz geçti biz inat ettik.
Stoklar tükenene kadar Covid hastalarına bu ilacı vermeye devam ettik.
Gavur diyor ki!: Bu ilaç %68 oranında ölümü arttırıyor.
Dünya bu gerçeğe uyanıncaya kadar kaç insan öldü?
Biz bir yıl gecikme ile uyanıncaya kadar kaç baba, kaç anne, kaç kardeş, kaç evlat kaybettik?
Bu kadar ağır ve bu kadar açık gerçeklik üzerine Covid pandemisi nedeni ile “yanlış” tedavi ve “yanlış” uygulamalar nedeni ile ayrıca kaç insan öldü?
Kaç insan hiç de hak etmediği kronik bir hastalığa yakalandı?
Bu konuların ayrıntısına girersek isyan çıkar.
Türk tıbbının sorgulaması gereken şu:
- Kaç hasta “abartılmış entübasyon” sebebi ile öldü?
- Kaç hasta Hidroksiklorokin nedeni ile öldü?
- Kaç hasta Hastane enfeksiyonu nedeni ile öldü?
- Kaç hasta mal praktis nedeni ile öldü?
-
Araştırın!..Yayınlayın yahu!..
Covid kaç kişiyi öldürdü, biz kaç kişiyi öldürdük bilelim.
Naziler bile itiraf etti. Bizi tutan ne?
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —