BİLGEHAN BİLGE

Tarih: 25.06.2021 14:34

YARA KABUĞU

Facebook Twitter Linked-in

Bir yeriniz kesildiğinde, yaralandığında vücudunuz bu olağan dışı durum karşısında hemen önlem alır.
Kanama durdurucu elemanlar devreye girer, yarayı tamir etme görevi olan personel olaya müdahale eder.
Velhasıl yaranın üzerinde görüntü olarak çok çirkin bir yapı ortaya çıkar.
Kahverengi, sarı, kırmızımtırak bir doku hasıl olur.
Bazen bu dokunun kenarlarından iğrenç yapış yapış sıvılar etrafa yayılır.
Halk arasında bu oluşumun adı “yara kabuğudur.”
Ne kadar çirkin olursa olsun bu yara kabuğu kaldırılmaz.
O doku “iyileştiricidir.”
Doğanın kendi kendisini iyileştirme çabasının ortaya çıkardığı bir sanat eseridir.
Yara iyileştiği zaman o kabuk kendiliğinden dökülür gider.
Kabuğu kaldırmaya çalışmak yaranın iyileşmesini geciktirir.
Ve hatta yaranın daha baş edilemez hale gelmesine sebep olur.
İş gangrene kadar gidebilir.
Yara kabuğu ile oynamak o kadar ciddi bir tehlikedir ki. İş kan zehirlenmesi ve ölüm ile bile sonuçlanabilir.
Şimdi bu yara kabuğu güzellemesi nereden çıktı?
Müsilaj!..
Bence
Yara kabuğudur.
Ellemeyin.
Kurcalamayın.
Kaşımayın.
Kabuğu kaldırmaya uğraşmayın.
Müsilaj ile uğraşmayın.
Müsilaj insanoğlundan çok daha akıllı olan doğa ananın yarasını tedavi etmek için ürettiği bir merhemden ibarettir.
Ne kadar kötü ve mide bulandırıcı gözükse de o bir yara kabuğudur.
Kabukla uğraşmayın.
Yaraya sebep olan bıçakları yok edin.
Yaraya sebep olan dişleri ortadan kaldırın.
Marmara denizi yaralarını sarmaya çalışıyor.
Elbette çirkin, rahatsız edici bir görüntü.
Yara kabuğu gibi.
Ama müsilaj çok çirkin ve korkutucu olsa da tedavi edici bir yara kabuğudur.
Onunla uğraşmayın.
Yaralayıcı dişleri, bıçakları yok edin.
Fındık kadar insan aklı ile ukalalık yapmayın.
Gerisini doğa anaya bırakın.
O kendi kendisini iyileştirir.
Dr.Bilgehan Bilge 10.06.2021

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —