BİLGEHAN BİLGE

Tarih: 11.01.2024 14:25

DENGE BİLEKLİĞİ

Facebook Twitter Linked-in

 

Hatırlamakta asla güçlük çekmezsiniz.

Denge bilekliği salgınını hatırlamayanınız yoktur.

Kim, kimler bu salgını başlattı bilmiyorum.

Anonim bir gelişme olmadığı kesin. Bu gibi çalışmalar “toplum bilinçliliği” üzerine araştırma yapan yüksek bütçeli enstitüler ve “özel” araştırma şirketleri’nin deney alanıdır. Bunu bilirim.

Hafızamızı tazelemek adına anlatayım.

Çirkin, iptidai, ucuz bir plastik halka üzerinde, yine ucuz metalden üretilmiş bir parça var. Düğme gibi bir şey.

Bileklik şeklinde.

Bunu bileğinize taktığınız anda birdenbire beyniniz uzaydaki üç boyutlu konumunuzdan haberdar oluyor. Ve muhteşem bir vücut dengesine kavuşuyorsunuz!.

İnanmıyor musunuz?

Denemesi bedava!.

Önce tek ayak üzerinde duruyorsunuz. Sonra kollarınızı iki yana doğru açıp bekliyorsunuz.

Satıcı (!) Açık kollarınızdan birini hızla çekiştiriyor. Ve haliyle dengeniz bozuluveriyor.

Sonra el bileğinize bu “denge bileziği” takılıp aynı deney tekrar ediliyor.

Artık satıcı (!) kolunuzu istediği kadar çekiştirsin asla dengeniz bozulmuyor.

Alın size kanıt!..

Bileklik işe yarıyor.

Aslında tüm bu yaşananlar insan beyninin “deneyim” kazanması ve bir önceki tecrübeye karşı önlem alması ile ilgili basit, fizyolojik bir tepkiden ibaret.

Bu davranış ile ilgili yüz binlerce araştırma, milyonlarca sayfa akademik veri var.

Ama kime, neyi anlatıyorsun arkadaş!.

Salgın başlatıldı bir kere.

Kamuoyunun aşkına mazhar olmuş ne kadar artist, solist, sporcu varsa hemen denklemin içerisine dahil edildi.

Yeter mi? Elbette yetmez!

Arkadan medyatik ne kadar doktor, doçent, profesör varsa kazanın içine onlar da konuldu.

Televizyonlara çıkıp aylarca “denge bileziğinin” faziletlerini, pozitif tıp’da ne kadar değerli bir yeri olduğunu kamuoyuna anlattılar.

Başlangıçta toplumsal bir deneydi.

Bir plastik denge bileziği üç otuz paraya, vapur iskelelerinde, kent meydanlarında falan pazarlanıp satılıyordu.

Ama iş çığırından çıktı.

Gümüş, altın falan derken Palladium, zümrüt, elmas “denge bilezikleri” parası olan kesime hitaben hızla piyasaya sürüldü. Markalar falan.

Sanat (!) camiasında ve spor elitleri ortamında bileğine takmayan?

Bunda bir beis yok. Kapitalist sistem. Canı kaymak isteyen cebinde manda taşır.

Ama iş çok kötüye evrildi.

Bu dandirik bilekliklerin her tür hastalık, özellikle migren, fibromiyalji başta olmak üzere “kansere” bile deva olduğu iddiaları gündeme oturdu.

Ayıptır!, Günahtır!.. Ama oldu.

Üstelik bu iddialar başlangıçta “işportada” çorbasının peşindeki garibandan değil. Anlı şanlı Profesörlerden geldi.

Ve hiç kimse sorup soruşturmadı. Yahu bu bileziğin bilimsel kerameti nedir?

Beynimizin olabildiğince basit ve anlaşılan ve bilinen bir “öğrenme” refleksi üzerinden kopartılan bu fırtına nedir?

Neyse.

Araştırmayı yapan enstitü çok ama çok ciddi veriler elde etti.

“Kamuoyu sağlık konusunda olabildiğince saftır ve olabildiğince kolay kandırılabilir!”

“Kamuoyunu doğru bilgilendirmek konusunda eğitilmiş tıp mensupları da kolayca kandırılabilir, biraz zeki olanlar ücreti karşılığında bizimle hem fikir beyanlarda bulunur.”

“Bu deneysel çalışma şunu göstermiştir ki!: Biz ne ister isek o olur.”

Akıllı adama lafın tamamı anlatılmaz.

Bu yakın geçmişte yaşadığımız hikâyenin onlarca değişik versiyonu var.

Elbette tıpta, sanatta, politikada…

Denge bileziği!.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —