BİLGEHAN BİLGE

Tarih: 12.01.2024 14:25

SALDIRI VE SAVUNMA.

Facebook Twitter Linked-in

 

Vücudunuza yabancı bir cisim girdiği zaman ne olur?

Önce şöyle bir örnek vereyim.

Ülkenize, ülke sınırlarından şüpheli, yabancı bir cisim (İnsan, mal veya günümüz tabiri ile yazılım.) girdiğinde ne olur?

Eğer ülke güvenliği konusunda hassasiyet sahibi bir yönetime, halka ve bu konuda ehil kolluk kuvvetlerine sahip iseniz olacağı bellidir.

Söz konusu “giriş yapan” şüpheli didik didik incelenir.

Kimlik bilgileri, eşkali, şekli şemalı, kimyası, kodları vs, en ince ayrıntısına kadar ortaya dökülür.

Sorgulanır.

Şeceresi araştırılır,

Ve olabildiğince fazla bilgi (data) elde edilir.

Elde edilen bilgi tüm güvenlik kuvvetleri ile paylaşılır.

Ülke için en ufak bir tehdit algılanırsa,

Tüm güvenlik kuvvetleri şüphelinin üzerine çullanır. Derdest edilerek ya yok edilir ya da sınır dışı edilir ( İtrah) .

Yukarıda örneklendirdiğim algoritma vücudumuzun her an işleyen savunma sistemine (immun sistem) yönelik basit bir örnektir.

Vücudun “istihbarat ve kolluk kuvvetleri” her yabancıyı denetler!.

İstihbarat, yerel güvenlik ve gerekirse ordu bu işleyişte sırası ile yer alır.

Tehdit anında, bu savunma elemanları silahlarını çıkartır ve tehdit’i ya yok eder ya da etkisiz hale getirir.

Söz konusu silah ve mühimmatın en bilenenine “Antikor” adı verilir.

Antikorlar saldırgana özel olarak üretilir.

Güdümlü füze gibidir.

Şekli şemalı, parmak izi, kokusu, dokusu, davranışı, kıyafeti tanımlanan tehditkarı bloke ederler. Etkisiz hale getirirler.

Antikor bir nevi tehditkarın elini kolunu bağlayan bir ağ, bir kelepçe gibidir.

Ve bazen ve çoğunlukla antikor tarafından derdest edilen varlık “yok edici” özel görevli hücreler tarafından yutulur ve sindirilir, ortadan kaldırılır.

Veya özel savunma hücrelerinin içinde ilelebet izole edilir. (hapishanedeki suçlular gibi.)

Normal insan hayatında bu savunma duvarı her gün, her saat, her saniye düzgün ve düzenli olarak mesailerini yapar.

Bizler böyle bir güvenlik sistemine sahip olduğumuzu bünyemizde nelerin olup bittiğini fark etmeyiz bile.

Mesela,

En masumane örnek ile,

Ekmeğimizi yeriz.

Ancak, her lokmada,

Ekmeğin içindeki “yasaklı/zararlı” maddelere karşı içimizde ufak bir savaş olur.

Elma yeriz, aynı şekilde, çörek otu çiğneriz, nane çayı içeriz, ıhlamur, kekik, bal, badem..

Fark etmez.

Şifadır diye tükettiğimiz her bir gıda sağlıklı bir bünyede aynı prosedürden geçer.

Sağlam bir vücut, dost ile düşmanı milisaniyeler içerisinde birbirinden ayırma kabiliyetine sahiptir.

...

Ve diyelim ki vücudumuza, sınırlarımızı ihlal eden bir yabancı girdi!.

Bunun adı da virüs olsun.

Vücudumuzun tepkisi ne ve nasıl olur?

Vücut, önce onu, yabancıyı tanımlar.

Şekli, şemalı, huyu, suyu dahil olmak üzere o virüsün şeceresini, kimyasını, fizyolojisini ortaya çıkartır.

Ve tüm vücut savunma birimlerine bu istihbarat bilgisini gönderir.

Ve saniyeler içerisinde kendilerine gelen bu istihbarat verileri dikkate alınarak söz konusu virüsü öldürecek, sindirecek, etkisiz hale getirecek, vücuttan ıtrah edecek savunma mekanizmaları devreye girer.

Mesela vücut ısısı o virüs’ün yaşayıp, çoğalamayacağı derecelere yükseltilir. Hipertermi!. Yani bizim bildiğimiz yüksek ateş!. Yüksek ateş bir savunma mekanizmasıdır.

Virüs’ün yoğun olduğu yerlerden izole edilip beden dışına atılması.

Mesela bol mukus (sümük, salya, balgam ile) hapşırma, öksürme, ishal!. Tüm bunlar, kitlesel olarak virüs’ün ıtrahı çabasıdır.

Ha keza,

Tüm vücut enerjisinin savaşa ayrılması adına “genel vücut halsizliği” ortaya çıkar. Vücudumuz bize İstirahat et. Enerji tasarrufu yap. Biz savaştayız. Boşa enerji harcama! Der.

Ateş düşürücü ilaçlar, öksürük kesici ilaçlar, salya ve sümük üretimini engelleyici kurutucu ilaçlar, ishal kesici ilaçlar, elbette konforumuzu sağlar ama bu konuda mücadele eden vücudumuzun elini kolunu bağlar.

Hekimlerin amacı öncelikle bu savunma mekanizmalarının diğer organlara zarar vermeden denetimli idamesini sağlamaktır.

Biz buna "tedavi" deriz.

...

Kısaca immün sistemin (bağışıklık sistemi) temel çalışma mekanizmasını anlatmaya çalıştım.

Elbette daha sonraki yazılarımda daha fazla ayrıntıya gireceğim.

Allerji, İmmun Sistem Hastalıkları (Romatizmal artrit, Multipl Skleroz, Tiroidit vs.) Bağışıklanma uğruna uygulanan aşılar, sağlıklı bir bağışıklık sistemine sahip olmanın gerekleri…

Engellenmez isem üç yıl önce olduğu gibi “silinen” makalelerime benzer şekilde bu çok değerli temel tıbbi bilgileri sizlerle paylaşacağım.

Sevgi ve saygılarımla.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —