Menü Türkiye'nin Son 48 Saati, Değişen Dünya'nın Dijital Habercisi, Tıklayın Haberiniz Olsun!  Son 48 Saat com
BİLGEHAN BİLGE

BİLGEHAN BİLGE

Tarih: 19.04.2025 20:53

TARİHİ HATA

Facebook Twitter Linked-in

 Türkiye Cumhuriyetinde hala Osmanlı İmparatorluğundan miras kalan bir megaloman kafa mevcut. Çok fazla tarih bilmediğimiz için veya tarihi tek taraflı ve dezenforme bir şekilde öğrendiğimiz için ve dahi bir analiz ve sentez yeteneğimiz olmadığı için aynı hataları tekrar etmek adeta bizim kaderimizdir. Elbette lafım konu ile ilgili entelijansiya'ya ve konu ile ilgili yöneticilere. Tarihten basit bir örnek vereyim ve günümüz Türkiyesi ve Kıbrıs dahil Türkiye Cumhuriyetinin Türk devletleri ile olan ilişkisine bir ışık tutsun. Osmanlı İmparatorluğu Merzifonlu Kara Mustafa Paşa komutanlığında Viyana kuşatması operasyonuna giriştiğinde Viyanaya Kuzey ve Kuzey Doğu'dan gelecek Jan Sobieski (Polonya-Litvanya Kralı) destek güçlerinden çok endişeliydi. O dönem Osmanlı İmparatorluğuna günümüzdeki anlamı ile özerk bağlılığı olan Kırım Hanlığından bu yolların kesilmesi için yardım istendi. Kırım Hanı Giray Han bu ricayı kabul etti (dikkat edin emir değil-rica-) Merzifonluya "Sen merak etme. İşini yap ve bitir. Kuzeyin güvenliği bande." Mealinde bir mesaj gönderdi. Vay sen misin böyle bir mesaj gönderen! Merzifonlu açtı ağzını yumdu gözünü. "‘Siz kokmuş at eti yiyen pis Tatarsınız, bu işi ben bilirim." dedi. Kayıtlarda özellikle "Çürümüş at eti yiyen Tatar" kısmı oldukça açık ve nettir. O dönem hiyerarşide Merzifonlu bir sadrazam ama Giray bir han. Yani biri memur öbürü hükümdar. İşte Merzifonlu'nun Osmanlı Devletini arkasında görmenin verdiği megalomaninin sonucu bu mesaj. Diplomasiyi, hiyerarşiyi , stratejik aklı yok eden bir burnu büyüklük. Bu ağır hakaret ki aslında bu bardağı taşıran son damla neticesinde Giray Han ordularını geri çekti. Netice? Osmanlı İmparatorluğu tarihinin en büyük hezimetini yaşadı. Kuzeyden elini kolunu sallayarak gelen Jan Sobieski güçleri imparatorluk ordusunu perişan etti. Merzifonlu öyle ağır bir yenilği aldı ki.Otağını ve hatta imparatorluk alay sancaklarını geride bırakarak canını zor kurtardı. Kardeş, kandaş devletler ile ilişkilerde işte bu zihniyet hüküm sürerse sonuç tarihte de olduğu gibi kaçınılmaz bir hezimettir. Ben ağabeyim, ben ağayım, ben ne dersen o olur ayakları tarih boyunca görülmüştür ki birleştirmez ayrıştırır. Yönetici kadronun bu tavrı konunun cahili geniş toplum kesimlerine de yansır. SSCB dağıldığında ve başta Türk Cumhuriyetleri olmak üzere ekonomik zorluğa girmiş ve kardeş bildikleri Türkiye'ye sığınmış Türklere ne yaptığımızı eminim hepimiz hatırlıyoruz. İşte böyle. Tarihi hata silsilesi devam ediyor.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —